İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Birleştirilen Ergenekon davasına Danıştay saldırısıyla ilgili TÜBİTAK’tan gelen inceleme raporu ulaştı. Raporda, Danıştay saldırısı yapıldığı gün binanın güvenlik kamera kayıtlarının kaydedildiği harddisklerin arızalı olmadığı belirtildi. Kamera kayıtlarından bir kısmının isimleri değiştirildikten sonra silindiği kaydedilen raporda, bazı görüntülerin kurtarıldığı ifade edildi. Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik saldırılara ilişkin dava ile birleştirilen birinci ‘’Ergenekon’’ davasının 144. duruşmasında mahkemenin istediği Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT ve Genelkurmay Başkanlığı’ndan gönderilen cevapta, Cumuriyet Gazetesi’ne bomba atılması ve Danıştaya saldırı öncesinde temin edilmiş herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı kaydedildi.
ARIZA SAPTANAMADI
TÜBİTAK’tan gönderilen yazıda, Danıştay’a saldırının yapıldığı gün binanın güvenlik kamerasının arızalı olduğunun bildirilmesi üzerine kayıtlarının alındığı, harddiskler üzerine inceleme yapıldığı belirtildi. Bu harddisklerde herhangi bir arıza saptanmadığının bildirildiği ifade edilen yazıda, kaydedilen kamera görüntülerinin akşam saatlerine ait kayıtlarının bir kısmının silindiği, özel bir programla yapılan çalışma sonucu silinen bu kayıtlardan bir kısmının kurtarıldığı kaydedildi. Yazıda, ayrıca silinen dosyaların bir kısmının da isimlerinin değiştirildikten sonra silindiği ifade edildi.
GÖZLER ÖZEL HARPÇİ ALBAYDA
Saldırının gerçekleştiği gün arızalı olduğu belirtilen Danıştay kameralarında herhangi bir arızaya rastlanmadığı, aksine bazı bölümlerin silindiğinin ortaya çıkması gözleri güvenlik şirketi ve yöneticilerine çevirdi. Danıştay saldırısı sırasında çalışmayan güvenlik kameralarının sahibi OYAK Savunma ve Güvenlik Sistemleri’nin (SGS) müdürlüğünü eski özel harpçi ve MİT elemanı emekli Albay Orhan Çoban yapıyordu.
O GÖRÜNTÜLERİ KİM SİLDİ?
Polis Danıştay saldırısının ardından kameraların kayıt yapıp yapmadığını incelemek istemiş, ancak kameraların kayıt yapmadığı anlaşılmıştı. 4 yıl sonra ortaya çıkan TÜBİTAK raporu kameralardaki görüntülerin silindiğini ortaya koydu. Görüntüleri “kimin sildiği” ve “saldırıda tetikçi Alparslan Arslan’ın arkasında olanlar o görüntüleri silenlerle işbirliği halinde mi” sorularını akıllara getirdi.
‘POLiS, KAYIT CiHAZLARININ BOZUK OLDUĞUNU SÖYLEDi’
Danıştay davasının hakimi Orhan Karadeniz, kameraların bozuk olduğunun polis tarafından tespit edildiğini ve yazılı tutanağın dava dosyasına konulduğunu açıkladı.
Danıştay saldırısı sırasında kameraların kayıtta olduğunun ortaya çıkması akıllara, Danıştay davasına bakan hakimin, neden kameraları inceletmediği geldi. BUGÜN’ün ulaştığı davanın hakimi Orhan Karadeniz, “Emniyet, Danıştay’daki kameraların bozuk olduğunu ve görüntü alınmadığını tespit etmişti. Emniyetin bu tespiti, yazılı olarak dava dosyasında var, olması lazım. ‘Kameralar bozuk, hiç kayıt yok’ dendi bize. Bozuk kamera neyi kaydedecek. Bunu emniyet bildirdi, yazısı orda duruyor. Olay yeri tespit tutanaklarında da bu var. Allah’tan Alparslan yakalandı. Yakalanmasa o zaman sıkıntı olurdu. Sanık suçüstü yakalanmıştı, başka delil de yoktu. Zaten gerek de yoktu. Cezasını da aldılar zaten” dedi.
TERÖR SUÇU
Davanın neden sıradan bir cinayet suçu olarak değerlendirildiği şeklindeki soruya Karadeniz, “Öyle şey olur mu? Terör suçu yani örgütlü suç kapsamında değerlendirdim. Hatta birkaç kişi, örgüt suçundan ceza aldı. Hem örgüt hem de örgüt amaçlı adam öldürmeden ceza aldılar” diye konuştu.
Osman Yıldırım konuşunca davanın gidişatı değişti
Davanın, kendisinin döneminde lokal bir örgüt suçunun ötesine taşınamamasının nedenini sorduğumuz emekli hakim Orhan Karadeniz, şunları söyledi:
DELİLLER DOSYADA
“Davayla ilgili toplanan delillerin hepsi dava dosyasında mevcut. Sadece Osman Yıldırım, ağırlaştırılmış müebbet cezasını aldıktan sonra, yani karar verildikten sonra itirafçı oldu. O zaman dosyanın gidişatı değişti, dava Ergenekon’la birleştirildi. Yoksa, dosyada isterse bin tane hakim gelse aynı kararı verirdi, değişen bir şey olmazdı. İleride dava sonuçlandığında yine değişen bir şey olmayacak, verdiğimizin karın aynısını verecekler. Hiçbir şey değişmeyecek. Sadece dava biraz daha uzadı. Ergenekon davasıyla birleştirilmiş olsa da, bizim verdiğimiz kararın aynısını verecekler. Hiçbir şey değişmez.”
Mehmet Eymür’den şok iddialar
Gözler eski MİT mensubu olan ve kurumdan ayrıldıktan sonra Danıştay’ın güvenlik kameralarından sorumlu OYAK Savunma ve Güvenlik Sistemleri şirketinde müdürlük yapmaya başlayan Albay Orhan Çoban’a odaklandı. Çoban ve ilginç bağlantılarıyla ilgili çarpıcı bilgileri ise eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür, kendi sitesi atin.org’da vermişti. Eymür, Alparslan Aslan’a ait kamera kaydının Çoban tarafından silinmiş olabileceğini daha önce ima etmiş, ayrıca mahkemenin araştırılmalarını istediği MİT’çi Kaşif Kozinoğlu, Yavuz Ataç ile Orhan Çoban’ın Özel Kuvvetler’den MİT’e gelen ekipte birlikte olduklarını öne sürmüştü. Kozinoğlu ismi de Sauna Çetesi lideri Kasım Zengin’e verildiği iddia edilen “Gerektiğinde yardımcı olun” yazan ve MİT imzalı bir kartı imzalayan kişi olduğu şeklinde gündeme gelmişti.