Bu Haber 20 Mayıs 2010, Perşembe 23:35:22
Eklenmiştir. 520 Kez Okunmuştur.
Kayseri de uygulanan aile hekimliği sistemi, yapılan araştırmaya göre, sadece aile hekimlerini memnun etti. Yardımcı sağlık personeli çalışma hayatından memnun görünmüyor. Laboratuvar hizmetleri sunumu, personel yeterliliği, bina yeterliliği ve fiziki şartlar, çalışma memnuniyeti sağlaması, entegre sağlık hizmeti sunumunda da tercih, sağlık ocağından yana
Kayseri’de uygulamada olan aile hekimliği, ücret anlamında sadece hekimleri tatmin ediyor; yardımcı sağlık personeli ücretini yetersiz buluyor. Uygulama sağlık çalışanlarını ikiye böldüğü için, Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) çalışanlarının çalışma verimliği pozitif, fakat Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) çalışanlarının çalışma memnuniyeti yok.
Çalışanlarda, aile hekimliği birimlerinin en az üç personelden oluşması ve üçüncü personelin sağlık memuru olması gerektiği görüşü hakim. Aile sağlığı elemanı kavramı kullanımı doğru bulunmuyor. Yardımcı sağlık personelinin büyük kesimi şu an ikinci basamak sağlık kuruluşlarında çalışmak istiyor, doktorlar ise aile hekimliği birimlerini tercih ediyor.
Birimlerinde ekip arkadaşlarının çalışanların isteği doğrultusunda seçilmesi isteniyor. Sağlık çalışanları bina yeterliliği ve fiziki şartlar, personel yeterliliği, laboratuvar hizmetleri sunumu, çalışma memnuniyeti sağlaması, entegre sağlık hizmeti sunumunda sağlık ocaklarını tercih ediyor. Yardımcı sağlık personeli, aile sağlık elemanı olarak değil, eski mesleki unvanlarını kullanmak istiyor.
Kayseri’de 15 Aralık 2008 itibariyle aile hekimliğine geçildi. Kayseri’ye bağlı Develi ilçesindeki sağlık personelinin aile hekimliğine ve sağlık ocağı sistemine bakış açılarını değerlendiren bir anket yapıldı. 01-31 Ocak 2010 tarihleri arasında Kayseri ili Develi ilçesinde 4 Aile Hekimliği Birimi (AHB)ve 1 TSM’de görev yapan 68 sağlık çalışanı ile konuşuldu. Ankette, sağlık çalışanlarının demografik-sosyokültürel ve mesleğe ilişkin özelliklerini içeren sorular ile sağlık ocağı ve aile hekimliği sisteminin karşılaştırmasını sağlayacak sorulara yer verildi.
Hekimler yüksek ücrete gidiyor
Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının yüzde 37’si 30-34 yaş grubunda, yüzde 50’ si erkek, yüzde 50’ si kadın, yüzde 43’ü lisans ve üstü eğitim düzeyine sahip, yüzde 32’si doktor, yüzde 51’i TSM’ de çalışıyor ve yüzde 32’si ise 5-10 yıldan beri çalışıyor. Araştırma sonuçlarına göre, aile hekimliğini tercih eden doktorlar, ebeler, sağlık memuru ve hemşireler daha önceden birinci basamak sağlık sisteminde görev yapıyordu. Çok az oranda personelin devlet hastanelerinden aile hekimliği sistemine geçtiği belirtildi. Çalışanları aile hekimliğine geçmedeki en önemli sebepleri; doktorlarda ücretin yüksek oluşu, sağlık memurlarında yeni sistemi tanıma isteği, ebe ve hemşirelerde ise görevlendirmelerden korkma olarak açıklandı. ASM ve TSM çalışanlarının yüzde 76’sı aile hekimliği birimlerinin üç personelden, yüzde 18’i iki, yüzde 6’sı ise dört personelden oluşturulması gerektiğini belirtti.
Sağlık çalışanlarının yüzde 44’ü aile hekimliği birimine üçüncü kişi alınırsa bu kişinin öncelikle sağlık memuru olması gerektiğini, yüzde 26’sı tıbbi sekreter, yüzde 15’i ise ebe ve hemşire olması gerektiği şeklinde görüş bildirdi.
Aile sağlık elemanı tanımı yanlış
Araştırmaya göre, aile hekimi ile birlikte hizmet veren, sözleşmeli çalıştırılan veya Sağlık Bakanlığınca görevlendirilen hemşire, ebe ve sağlık memuru olarak tanımlanan aile sağlık elemanı kavramının yanlış olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 80.
Araştırmaya göre, sağlık personelinin yüzde 59’u devlet hastanesinde, yüzde 28’i ASM’de, yüzde 13’ü ise sağlık ocağında çalışmak istiyor. Çalışanlarının aile hekimliği sistemine bakış açıları değerlendirildiğinde, doktorların sistemi Türkiye’ye uygun 1. basamak sağlık hizmeti olarak gördüğü ortaya çıktı. Buna karşın aile hekimliği, ebe ve hemşirelere göre 1. basamak sağlık sistemi olmamalı. Sağlık memurlarına göre ise şu an erken, ama gelecekte aile hekimliği sistemi olabilir. TSM çalışanlarında ise yüzde 22’lik bir oran ASM’ nin 1. basamak sağlık sistemi olmadığını düşünüyor.
Yüzde 18’lik bir kesim de şu an erken, ancak gelecekte olabileceği görüşünü öne sürüyor.
Sağlık ocaklarında laboratuvar vardı
Aile hekimliği sisteminin koruyucu sağlık hizmetleri sunumundaki başarısı genel olarak iyi ve orta derecede yoğunlaşıyor. TSM çalışanlarının yüzde 69’u aile hekimliği birimlerinde ağırlıklı olarak tedavi edici hizmetlerin verildiğini belirtirken, ASM çalışanlarının yüzde 61’i hem koruyucu hem de tedavi edici hizmetlerin birarada verildiğini belirtti. Araştırmaya katılan ASM elemanlarının yüzde 69’u bina yapısı ve fiziki şartlardan memnun değil. Katılımcıların yüzde 81’i sağlık ocaklarında personel yetersizliği olduğunu, bu oranın ASM’lerde yüzde 19 olduğunu belirtti. Laboratuvar hizmetlerinde yüzde 80 ile sağlık ocakları tercih ediliyor.
Sisteme geçişte eşitlik sağlanmalı
Çalışma memnuniyeti sağlayan sistem olarak sağlık ocakları yüzde 54, ASM ise yüzde 46’lık bir payla öne çıktı.
Sisteme geçildikten sonra çalışanların yüzde 66’sı verimli çalıştığını hissederken, yüzde 34’ü ise sağlık ocakları varken daha verimli hizmet verdiklerini belirtti.
Araştırma sonucunda, sağlık personelinin özlük haklarının korunması gerektiği belirtilerek ücretlerdeki farklılıkların giderilmesi, çalışma koşullarının düzeltilmesi, iş güvenliğinin sağlanması, personellerin aile hekimliği birime geçişinde eşit hakların verilmesinin yeni sisteme uyumu hızlandıracağı anlatıldı.
Sağlık çalışanlarının çeşitli özelliklere göre aile hekimliği ya da sağlık ocağı seçimi