Çevrenizde size destek veren ne kadar çok kişi olursa, aradaki tatlı rekabet ve motivasyon, kilo vermede o kadar işe yarıyor Yaz aylarında kilolarımız daha çok gözümüze görünür. Hemen en kısa yoldan diyetlere sarılırız. Kimi de 'kronik diyetçi'dir. Yani defalarca denemiş olmasına rağmen, bir türlü forma giremez ya da verdiklerini fazlasıyla geri alır. Diyet, tek başına yapıldığında, daha da zor gelir insana. Bir pazartesi kafaya koyup diyete başlarız. Başta yemek listemize uymakta çok kararlıyızdır, hatta o çok sevdiğimiz çikolatayı kolayca geri çevirebiliriz. Topluca kesilen pastadan bir dilimi ya da yaz günlerinde sık sık karşımıza çıkan dondurmayı...
Ama çevremizde diyet yapan kimse yoksa, hatta daha da zorlaştıranlar varsa... Eve gittiğinizde televizyonun karşısında iştahla atıştıran bir eş, akşam yemeğinde önünüze sunulan bol kalorili yemekler, abur cuburla dolu bir buzdolabı... Zamanla kararlı geri çevirmelerin yerini, önce gizlice atıştırmalar' sonra 'aman bir şey olmazl'lar alır. Bir parçacık ucundan almalar ve tadına bakmalar gün gelir çığırından çıkar; bir gün bakmışsınız ki yine başladığınız yerdesiniz.
Oysa diyet yaparken, çevrenizde sizi ne kadar çok destekleyen kişi varsa, başarıya o kadar yakınsınız. Son zamanlarda diyetisyen
"DİYET PARTNERİYLE SIK SIK GÖRÜŞENLER DAHA BAŞARILI"
BERRİN YİĞİT, DİYETİSYEN
Düşüncelerinize vizyon katabilecek, destek verebilecek, pozitif geri dönüş sağlayacak kişiler en iyi diyet partnerleriniz olacaktır.
Sizi 'battı balık yan gider' ya da 'bir kereden bir şey olmaz' moduna sokmayacak kişilerle ortak hareket etmekten korkmayın. Uzun süreli diyet programlarında başarının en büyük yardımcılarından biri de, diyet serüveninde size destek olabilecek kişilerin olmasıdır.
Yapılan çalışmalar, diyet partneri ile sık sık (en az haftada 3 kez) görüşen bireylerin, diyetisyene düzenli gidenlerin, grup toplantılarına katılanların, yapmayanlara kıyasla daha başarılı olduğunu göstermektedir. Bu tarz etkinliklere ayıracak vaktiniz yoksa günümüz teknolojilerinden faydalanın; diyetisyeninizle msn'de görüşün, e-mail grupları yaratın, e-forumlara katılın. Bir de kendinize doğru bir model bulun. Sofrada kim en doğru sipariş vermiş, kim en az yiyorsa o kişiyi örnek seçin ve çaktırmadan ondan kopya çekin!
ANNE-KIZ NAJDA AYKAÇ (45) EV KADINI SELİN AYKAÇ (21) ÖĞRENCİ
"GECELERİ KALKIP YEMEK YERDİK"
6 hafta önce diyete başladık. Diyete başlamak için kızım beni teşvik etti. Sonunda bir diyetisyene gitmeye karar verdik.
Kızımdan çok benim kilo problemim vardı.
Yıllardan beri kilo alıp, veriyordum. Ama son zamanlarda ipin ucu kaçmıştı. 95 kiloya kadar çıkmıştım. Bu arada Selin'in bas dönmeleri oluyordu. Öğrendik ki, düzensiz beslenmeden kan sekeri düşüyormuş.
Sonra bana sürekli "Anne diyetisyenden günal artık" diyordu. Uzunca bir süre oyalandık. Baktık ki gittikçe kilo alıyoruz.
Sonra kızımdan da güç alarak, "Bu böyle olmayacak, bir diyetisyene gidelim" dedim.
Simdi 84 kiloyum. Çok kısa bir zamanda kilo verdim. Hiç açlık çekmedim, iki saatte bir yemek yedim. Kızım da 70 kiloydu, 63 kiloya düştü. İlk başta Selin beni ikna etmişti, ama diyete başladıktan sonra Selin'den çok ben çabaladım. Çünkü benim kilolarım ondan daha fazlaydı. Bu defa kızımı motive etmek bana düştü.
Selin'in bazen diyet kaçamakları oluyor.
"Sakın yeme, kilo alacaksın" diyorum. Ben daha motiveydim, 5 hafta boyunca diyeti hiç bozmadım. Yalnız 6'ncı haftada Anneler Günü olduğu için kendime izin verdim.
Eşimle kızım bana sürpriz yaptı. Büyükada'da yemeğe götürdüler. Ben de hayır diyemedim.
Selinle birbirimizi dengeliyoruz. Aksamları televizyon izlerken, hangi kanalı açsak karşımıza yemek programı çıkıyor. Arada kendimizi kaptırıyoruz ama birimizden biri kanalı çevirip izlemiyoruz. Ya da birimiz "Hadi yürüyüşe gidelim" diyoruz.
Selin, hep çok zayıftı. Ama son zamanlarda düzensiz besleniyordu. Sürekli abur cubur yiyordu, her gün kola içiyordu.
Bazen gecenin bir yarısı birlikte yemek yiyorduk. O gün ne bulursak artık, bazen makarna, bazen tost...
Akşam yemeğinden kalktık diyelim, bir saat sonra yine yemeği ısıtıp yiyorduk. Arada bir oğlum da bize katılıyordu. Simdi o da bize bakarak 6 kilo verdi
Beslenme uzmanlarının da altını çizdiği gibi, diyet aslında bir takım oyunu... Bakın dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz bu konuda ne diyor: "Rakiplerle dolu bir stadyuma karşı tek başınıza oynadığınızı düşünmekten vazgeçmek zorundasınız. Takımınızda oyun kurucusu olmanız gerekebilir ama sizin için hücum yapacak, siz iyi giderken takdir ve teşvik edecek, iyi gitmediğinizde sizi yüreklendirecek bir takım olmadan oyunu kazanamazsınız. Başlangıç takımınızda doktor ya da bir beslenme uzmanı veya bir kişisel antrenör bulunmalı. Kesinlikle çok sayıda taraftarınız sizi teşvik etmeli ve gerektiğinde şekerleme kasesini elinizden çekip almalı!"
MOTİVASYON SEBEBİ Bu işin birlikte yapıldığında daha başarılı olduğunu fark edenler de var. İki arkadaş Semih ve Banu, aralarındaki dostluğu, diyete de taşımışlar. 20 senedir arkadaş olan Semih ve Banu, ilk profesyonel diyet tecrübelerini 9 yıl önce yapmışlar. Daha önce kendi aralarında diyet yapmaya çalışsalar da, onlar da pazartesi başlayıp salı günü biten diyetlerle pek bir yere varamayacaklarını anlamışlar.
Bir diyetisyenden yardım alarak, Banu 30 kilo, Semih ise 17 kilo vermiş: "Banu ve ben aslında diyet programından çok, birbirimizi motive ettiğimiz için zayıflamıştık. Bu dönemde haftada bir gün dışarıda yemeğe çıkar kendimizi ödüllendirirdik.
İkimiz de alışverişi çok sevdiğimiz için kilo verdikçe yeni şeyler alırdık. Tabii her şey bu kadar masum değildi. Bazen birbirimizi yoldan çıkarmak için küçük oyunlar da yapardık. Mesela sucuğa karşı aşırı bir zaatım vardır ve Banu da bunu bilir. Ona gittiğimde buzdolabını sucukla doldurur ve bir şekilde bunu görmemi sağlardı. Birbirimizin iradesini sınardık böylelikle..."
DİYETE KEYİF KATIYOR Semih ve Banu, ne yazık ki, hayatın yoğunluğu ve koşuşturması içinde verdiği kiloları tekrar almışlar. Ama birlikte yakaladıkları "takım ruhu" onları yeniden harekete geçirmiş. Şimdi bir uzman desteği alarak yeni bir diyete başlamışlar: "Şu an ikimiz de hayatımızın en yüksek kilolarına çıkmış durumdayız. Ben yaklaşık 6 hafta önce yeni bir diyet programına başladım. Geçen hafta bu programa katılması için Banu'yu da teşvik ettim. Şimdi yeniden başladık ve çok mutluyuz. Doktorumuz da bize koçluk yapıyor. Sonuç olarak, diyet sabır ve motivasyon işi ama iyi bir partneriniz varsa, hafifletici ve keyifli bir faktör.
İPEK GÜLEN TERLİKLİ (27) İNCİ ADAK (29) SATIŞ DESTEK SORUMLULARI
MASAMIZA ABUR CUBUR GELİYOR, BİRBİRİMİZE BAKIP VAZGEÇİYORUZ
İpek: Evlendikten sonra biraz kilo almıştım.
Yaz da yaklaşıyordu. Fazlalıklarımdan kurtulmaya karar verdim. İnci'nin de aynı dertten muzdarip olduğunu bildiğim için, ona pazartesiden itibaren diyete başlayacağımı söyledim. "Ben de uyarım" dedi. Uç ay önce bir pazartesi günü diyete birlikte başladık.
Ofiste masalarımız karşılıklı olduğu için birbirimizi sürekli kontrol edebiliyoruz. Gıda ağırlıklı ambalaj sektöründe çalıştığımız için buraya tatlılar, dondurmalar, her türlü atıştırmalıklar geliyor. Ve her ürün masalara ikram ediliyor. Ben de göz ucuyla Inci'ye bakıyorum, "Alacak mı, almayacak mı?" diye.
O da bana bakıp, tabağı geri yolluyor.
İnci: ipek'e göre, ben tatlıya daha düşkünüm. Buraya da genellikle tatlı ürünler geldiğinden, bazen dayanamıyorum. O zaman İpekle göz göze geliyoruz. Bu sayede kendimi engelleyebiliyorum.
İpek: Ben de kolaya dayanamam. Simdi haftada bir gün içiyorum. Zaten haftada bir kendimizi ödüllendiriyoruz. O gün ya mükellef bir kahvaltı yapıyoruz ya da İnci bir tatlı seçiyor; ben de kola içiyorum.
İnci: Uyumlu iki takım arkadaşı gibiyiz.
Masamdaki su bitince ipek dolduruyor, ben öğleden önce bitki çayı hazırlıyorum, onu içiyoruz. İşyerinde yemekhaneye ineceğimiz zaman merdivenleri kullanıyoruz. Öğle tatilinde yarım saat bahçede turluyoruz.
Hafta sonları yürüyüş yapmaya çalışıyoruz.
İpek: Bir diyetisyene gitmeyi gerek görmedik ama diyet yaparken dikkat ettiğimiz belli şeyler var; sık sık ve az yemek. Günde 5 öğün yiyoruz. Kalori hesabı yapmadık, sadece yediklerimize dikkat ediyoruz.
İnci: Aslında ipek daha hırslı diyet konusunda. Ben alışverişe çıktığımda hırs yapıyorum.
İpek: Hedefim 7-8 kilo vermekti. Su anda 5 kilo verdim. İnci de 4 kilo verdi, ama 7 kilo fazlası daha var!
İnci: Bu ortamda diyet yapmak çok zor ama birlikte başarıyoruz