Öyle ki bu rahatsızlık bebeklerimizin bile kapısını çalmış durumda…
Peki çözümü ne?
Çocuk ve ergen terapisti Psikolog Yasemin Eyüpoğlu, Kadınca Kararınca sitesi içerik yönetmeni Hatice Kübra Tongar’a bebek depresyonunun bilinmeyen yönlerini ve çözüm yollarını anlattı:
“BEBEĞİNİZ DE DEPRESYONA GİRER”
Bugüne kadar konu başlıklarımız hep annelerin gözündendi. Bebeklerimiz neler yaşıyor belki de pek düşünmedik. Oysaki “bebek depresyonu” günümüzde çok sık görülen bir rahatsızlık diyor uzmanlar…
Peki, bu doğru mu? Bebekler de depresyona girerler mi?
Bu konuda araştırma yapan ve ortaya veri koyan ekoller değişiyor aslında. Daha ziyade analitik ekolde böyle bir kuram var. İnsanın hayatında yaşadığı ilk travmanın doğum travması olduğu varsayılıyor. Güvenli ve korunmalı bir ortamda yaşarken, hiç bilmediği ve deneyimlemediği bir şekilde gerçekleşen doğum olayının bebeklerde tramvaya sebep olduğu kabul ediliyor. Daha sonra yaşanan ölüm, kayıp, yaşlanma gibi durumların ikincil travmalar olduğu kabul ediliyor. Ama tabii bebekle ilgili çalışma yapmak zor. Sonuçta bulgularınızın sağlamasını yapabileceğiniz, size cevap verebilen biri yok karşınızda… Ancak gözlem yoluyla bu bilgilere varabiliyoruz.
Sonuç olarak; bebeklik depresyonu var mı sorusunun cevabını; bebeklerimizin verdiği aşırı ağlama, tepki vermeme, içe kapanıklılık gibi tepkilerin sebebi olarak adlandırabiliriz.
Doğum insanın yaşadığı ilk travma olarak kabul ediliyor.” Dediniz. Peki, yüce Yaratıcı (cc) neden insan hayatını bir tramvayla başlatmayı tercih etmiş sizce? Bu durumun kişiye psikolojik artıları var mı?
Kuramsal süreçleri dini bilgilerimiz ışığında bir yere koymaya çalışıyoruz her zaman muhakkak. Bu noktada şöyle değerlendirebiliriz; oradan da insan hayatına katılan bir şeyler var mutlaka. Çünkü doğum – yani yokluktan varlığa çıkmak- eğer böyle bir süreçle mümkün oluyorsa, zahiren her ne kadar zor ve meşakkatli, hatta kimi kuramlara göre “travma” gibi gözükse de, Allah’ın bu noktada bize kattığı bir şeyler mutlaka vardır. Çünkü O’nun (cc) ilminde hiçbir şey sebepsiz değildir.
Bu tramvatik durum normal doğum için mi geçerli? Farkına varmadan sezaryeni akladık mı yoksa?
(Gülüyor) Yok, hayır. Doğum ne şekilde olursa olsun bu noktada önemli olan bebeğin alıştığı ortamdan –yani anne karnından- ayrılmış olması…
Bir bebeğin ya da 3–6 yaş grubu bir çocuğun depresyonda olduğu nasıl anlaşılır?
Bir bebekte veya çocukta depresyon belirtileri aslında normalde olmayan davranışlarla kendini gösterir. Alt ıslatmanın artması, tırnak yemek, uyum bozuklukları, içine kapanma veya normalde çok konuşkan olan bir çocuğun konuşmaması vs… Bu durumu tespit edecek olan anne-babadır. Çocuklarında normalde olmayan bir davranış tespit ettiklerinde ve bu davranış sürekli devam etmeye başladığında bir uzmana başvurmaları gerekir.
Yetişkin bireylerde depresyon tedavisi ilaç desteğiyle oluyor… Bu süreç çocukta nasıl şekillenir?
Öncelikle aile durumları inceleniyor çocuğun. Örneğin yoğun bir şekilde anne-babasının kavgalarına ya da babasının annesine şiddetine maruz kalan bir çocuğun tramvatik-depresif bir durumu olabilir. Önce bu durumun tespiti söz konusudur. Dolayısıyla çocuğun depresyon belirtileri gösterdiği durumlarda çalışılacak birinci kişi anne-babadır. Sonrasında, terapist kontrolünde oyun terapilerine geçilir. Kuklalar ve belli materyallerle çocuğun ruh dünyasına inilir. Çocuğun ortamda rahat hissedip, içini açması beklenir.
Annenin depresyonu bebeği ya da çocuğu etkiler mi?
Kesinlikle etkiler. Eğer anne depresyondaysa ya da farklı rahatsızlıklar geçiriyorsa bu noktada baba daha aktif olmalı ve annenin bu durumunu tolare etmelidir. Bununla birlikte babanın yanı sıra anneanne, babaanne, görümce vs. gibi ikincil kişilerde bu süreçte çocuğu ve anneyi yalnız bırakmamalıdır.
Çocuğumuzda depresyon belirtileri varsa ne yapmalıyız?
Asla boş vermemeliyiz. Eğer sebebini biliyorsak ( ölüm, kayıplar, ayrılıklar, ev huzursuzlukları, boşanma vs ) bu sebebin çözümü doğrultusunda adımlar atmalıyız. Eğer bilmiyorsak bir uzmandan yardım almalıyız. Her iki durumda da hekim ve terapist desteğiyle olayı çözmek, çocuğun ruhsal travmadan çıkışını kolaylaştıracaktır.