Tercih hakkı kişilerin kendi elinde olduğunda ve seçenekler çoğaldığında "acaba" kararsızlığı ya da verilen kararın yanlış olduğu duygusu daha sık yaşanıyor.
Nasip duygusu, dünya hayatının bir imtihan yeri olduğu inancı, tüketim kültürünün reklam cıngılları altında varlığını korumakta güçlük çekiyor. "Sen her şeyin en iyisine layıksın."
Kadim kültürde seçme işini kocakarılar gerçekleştirirdi. Kim, kimin için uygundur, kimlerden kız alınır, kimlere kız verilir onlar bilirdi. İki tarafın bütün aile tarihini doğal bir zaman akışı içinde tanımış oldukları için "münasip"liğin rengi konusunda pek yanılmazlardı.
Kocakarıların aile tarihine bakarak uygunluk katsayısı yakalamaları "hizmetini" günümüzde internet üzerinden evlilik siteleri veriyor. İnternet siteleri kendilerine üye olmuş kişilerin kendi beyanlarına göre matematiksel bir eşleştirme yapıyor. Lakin makinelerin eşleştirmesi kişilerin kendi beyanına dayandığı için; kişiler de kendilerini genellikle dev aynası üzerinden tasvir ettiklerinden umulan pek gerçekleşemiyor.
Bu tip siteler üzerine yapılmış araştırmalarda, genellikle başka bir ülkenin vatandaşı olmak için evliliğin araçsallaştırıldığına dair tespitler dikkat çekici.
İnternet üzerinden yayın yapan evlilik sitelerinin rağbet görmesi; TV kanallarını, görücü usulünün ekran üzerinden modernize edilmesi noktasından atağa geçirdi. Evlilik programları üzerinden tezgâhlanmış dolandırıcılık hikâyeleri medyaya haber olarak düşse de programlar seyredilirliğinden bir şey kaybetmedi. Tecrübe sahibi "kocakarı" bilgeliği yerini ekranın "yaş almış" ama yaşlanamamış ahkamsever cihan kaynanalarına bıraktı.
Gençlerin birbirini tanıması ve mutlu bir evlilik için "doğal" yollarla karşılaşmalarını sağlamak üzere, Anadolu kökenlilerin özellikle büyük şehirlerde uyguladıkları bir yöntem var: Hemşehri piknikleri. Doğduğu yere aidiyetini devam ettirmek isteyen aileler, evlenme çağına gelmiş çocuklarını yılda bir defa yapılan pikniklerde bir araya getirerek gençlerin birbirini "görme"sini sağlamaya çalışıyorlar.
Kızların yüksek tahsil görmesini onaylamayan cemaatlerde, görücü usulü mutlu evliliğin harcının çok başarılı bir şekilde bütün bir cemaat olarak karıldığını gözlemlemek mümkün. Cemaatin önde gelenleri 17 yaşındaki genç kızlarla,23–25 yaşındaki delikanlıları birbirine münasip görerek evlendiriyor.
Kızın ve delikanlının annesi de genellikle bu yaşlarda evlenmiş olduğu için yeni evlilerin çocukları olduğunda aman evlilikler yürüsün endişesi içinde kayınvalideler bütün imkânları ile kol kanat geriyorlar. Cemaat dayanışması içinde yapılan evliliklerde, kişiler birbirini İslami kurallar üzerinden değerlendirdiği ve bütün bir cemaat "hakem" konumunda olduğu için değerler hiyerarşisinde karmaşanın yaşanmasının kısmen önüne geçilmiş oluyor.
Boşanmış çiftlere neredeyse hiç rastlanmayan bu cemaatlerde evliliğin muhit desteği ile yürüdüğüne inanılan kadim zamanların dayanışması devam ediyor.
Görücü usulü evliliklerin bütün dünyada geri döndüğüne dair haberlere ara sıra rastlıyorsunuzdur. Post modern dünyada görücü usulü evliliğe yeniden dönmek üzere bu gün yazımı iki okuyucu mektubuna yer vererek nihayetlendiriyorum.