Öykülerinde geleneksel anlatı ögelerini modernitenin olanaklarıyla ustaca harmanlayan Hulki Aktunç hayatını kaybetti. 62 yaşında aramızdan ayrılan öykücü, şair ve ressam Aktunç’un cenazesi 1 Temmuz Cuma günü Erenköy Galip Paşa Camisi’nde kılınacak öğle namazından sonra Karacaahmet Mezarlığı’nda babasının yanına defnedilecek.
Uzun süredir kanser tedavisi gören 1949 doğumlu yazar Hulki Aktunç hayatını kaybetti. Bir dönem Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı da yapan Aktunç, edebiyatın her alanında eserler verdi.
Aktunç'un yazı yaşamı, dönemin önemli dergilerinden Yeni Ufuklar’da başladı (1968). İlk kitabı Gidenler Dönmeyenler ile Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü (1977), Bir Çağ Yangını romanı ile Abdi İpekçi Ödülü’nü (1981), Bir Yer Göstericinin Hayatı ile Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü (1990) kazandı. Aktunç son olarak 2010 Metin Altıok Şiir Ödülü'nü kazanmıştı.
İki öyküsü filme - Aşka Kimse Yok (Yön. Osman Sınav), Bir Yer Göstericinin Hayatı (Yön. Tülay Eratalar) - uyarlanan Aktunç, resme olan derin ilgisiyle de tanınıyordu.
'BÜYÜK ARGO SÖZLÜĞÜ' ALANINDAKİ TEK ESERDİ
“Yirmi dilin konuşulduğu bir yerde (Kadıköy ’de) büyüdüm ve dilin kendisi bana yazma isteği verdi” diyen ve yapıtlarında argoyu otantik bir şekilde kullanan Aktunç ’un dil üzerine çalışmalarının bir ürünü de Büyük Argo Sözlüğü olmuştur. Bu çalışmanın kendi edebiyat yaşamı içindeki yerini şöyle değerlendirir Aktunç: “Ben edebiyatta kendi kalbimin argosunu ortaya koymak istedim. O yüzden de hikâye yazdım, şiir yazdım, roman yazdım, sözlük yazdım, denemeler yazdım. Benim gördüğüm budur, çünkü edebiyat aslında kendisine yönelik bir argo.”
ESERLERİ
Şiir
Sır Kâtibi (1989), Islıkla Tarihçe (1989), Adresim Aynalar (1991), Şarkılar (1992), İnsan Aşklarının Külüdür (1993), Istıraplar Ansiklopedisi (1994), (Şiirlerinden bir seçme, şairin de katıldığı kolektif çeviri çalışmalarında, Theo Dorgan, Tony Curtis ve Orhan Koçak tarafından İngilizceye çevrildi: Twelfth Song, On İkinci Şarkı (1998), Bir Şeyin Varoluşu
Öykü
Gidenler Dönmeyenler (1976), Kurtarılmış Haziran (1977), Ten ve Gölge (1985), Bir Yer Göstericinin Hayatı (1989), Güz Her Şeyi Bilir (1998).
Roman
Bir Çağ Yangını (1981), Son İki Eylül (1987).
Deneme
Erotologya? (2000), Aforistika (2001).
Sözlük
Büyük Argo Sözlüğü (1990).
MEHYULÂ'NIN İKİ ÜLKESİ HAKKINDA - I
Duymak başkadır dinlemek başka
Konuşmak başkadır söylemek başka
Bakmak bakmaktır görmek başka
Bunların arasında durur Mehyulâ
Sevmek başkadır sevda başka
Yatmak başkadır sevişmek başka
Dökülmek başkadır akmak başka
Bunların arasında uyur Mehyulâ
Islanmak başkadır yağmur başka
Yüzmek başkadır denizler başka
Irmak ırmaktır kurumak başka
Mehyulâ vardır bunlar arasında
Kumülke başkadır topraklar başka
Harami başkadır yasavul başka
Vahalar duldur deltalar başka
Sen nasıl yatışırsın Mehyulâ
Hulki Aktunç
GÜL DEVŞİRİRKEN
Susuyor insan
Gül devşirirken
Onun gizli sesini tozda duyardım
Eve saklanarak gelmek gibi bir şey
Gibi bir şey oluyordu evlere dönmek
Arka bahçelerinde şehrin yoktur konuşan
Odalara bırakır da sözü öyle kaçarlar
Kaçarlar gibi bir şey arka bahçeler
Sonra kimin heceleri var kalabilir ki
Taşlıklara yansımış çaydan kaşıktan
Susar insan
Gül devşirir gibi bir şey
Hulki Aktunç
Hulki Aktunç
KALEM VE TOPRAK
Bir kalem dikin toprağıma
İki ucu da açılmış sipsivri
Bir elime bir gece yapraklarına
Bir kalem dikin toprağıma
Tam da erken bahar vakti
Azar da kök salar belki
Elim gece yapraklarına
Bir kalem dikin mezarıma
Yan yana gelmemiş
Sözcükler de var daha
YORGUN TELVE
Kimdi kopup giden eski gövdesinden
Omzundan göğsünden uzaklaşarak sen
Sandık ve bohça ve konsol çiçekleri
Bir resmin solma süreci ikindilerden
Lavanda levanten bir solma süreci
Bekaret rengi kuşluk saatlerinde
Vaat kadınları kızları ah Yeruşalim
Bir resmin solma süreci renginden
Bebekağzı turuncusu mahzun mukoza
Tığlarda örgülerde şişlerde akşam
Bir resmin solma sürecinde solman
Öyle solma süreci kadar müslüman
Ölesiye ayrılıkmış diyor söylenti
Albümlerin dağıtılmış ve bölüşülmüş
Bir telaşedir hangi yüzüne baksam
Bir resmin solma sürecidir solman
Nazarlık düşüyor ve parçalanıyordu
Tragedya anlatmaktan yoruldu fincan
Sana som sessizlik bağışlar artık
Bir resmin solma süreciyle solman