Başbakan Erdoğan Bakü ziyareti öncesi açıklama yaptı. Konuşmasından satırbaşları...
Bunun yanında halkın bu sürece katılımına yönelik çalışmalar var. Bizim 9 kişilik ekibimiz çalışmalarını sürdürüyor. Bu süreç 1 Ekim'den sonra başlayacak bir süreçtir. Şunu çok açık ve net söylüyoruz biz herhangi bir dayatmanın içerisinde değiliz. En doğudaki en batıdaki tüm vatandaşlarımız 'İşte bu benim anayasam' diyebilmeli. Bu amacımıza ulaşır inşallah.
Kimse bu ülkenin bütünlüğü üzerinde herhangi bir operasyona giremez. Kimse küçük akıllarıyla bu ülkeyi bölmeye gidemez.Kimse ben vergi vermeyeceğim çalışmasına girmesin. Bu ülkenin batısındaki vergisini ödüyorsa doğusundaki de vergisini ödeyecek. Vergi vermeyeceksin bir de merkezi Hükümetten destek alacaksın. Yağmacı Hasan'ın böreği nerede ya.
Genelkurmayımızın dün yaptığı açıklama çok detay, teferruatlı bir çalışmanın ve dün yaptığımız zirve neticesinde yapılmış bir açıklama. Artık ikinci bir açıklamayı gerektirecek herhangi bir durum söz konusu değil. Emniyet teşkilatımız da bölgedeki yöntemler üzerinde çalışmalarını sürdürmekte. Biz iyi niyetle bir kardeşlik anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz. Ama bu kötü niyet devam ettikçe artık iyi niyet devam ettirmek mümkün değildir. Biz medyanın desteği noktasından şikayetçiyiz. Dün Gizem kardeşimizin anne babasını aradık. Diyorlar ki benim kızımın resmini yayınlamak için bizden izin istediler diyor. Soruyorum arkadaşlar bizde böyle bir şey var mı? Bizde olayın olduğu yeri fotoğraflamak onu gayet kendilerine göre cümlelerle zenginleştirmekle bir acıtasyonla demorilize etmek için ellerinden gelen gayreti sürdürüyorlar. Her zaman söylüyoruz terörün en önemli silahı propagandasını yaptırtmaktır. Medyanın onlarla elele vermesini anlamak mümkün değildir.
İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklama Genelkurmay'ın yaptığı açıklamayla örtüşüyor bu konuda açıklama yapmayı gerek görmedik. İkinci bir rapora gerek görülmedi.
Biz yere çok sağlam basıyoruz. Avrupa'da kriz olabilir. Biz verim ekonomisini mi savuncağız, israf ekonomisini mi savunacağız.
BATI'DAKİ NASIL ÖDÜYORSA DOĞU'DAKİ DE ÖDEYECEK
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu ülkenin en batısındaki nasıl vergisini ödüyorsa, en doğusundaki de bu vergisini ödeyecektir. Ödemediği zaman bedelini ödemek durumunda kalır. Kimseye bir ayrımcılık bu ülkede yapılamaz. (Vergi vermeyeceğim, merkezi yönetim bana ayrıca destek verecek) Yağmacı Hasan'ın böreği nerede böyle ya? O zaman adil devlet nerede olacak?'' dedi.
Erdoğan, Azerbaycan'a yapacağı ziyaret öncesi Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin ''Anayasa değişikliği konusunda hükümetiniz ve AK Parti olarak mutabakat arayışına başlayacaksınız. Bu konuda muhalefet turuna çıkacaksınız. Bu konuda takvim belli mi?'' sorusu üzerine, şunları kaydetti:
''Bizim anayasa ile ilgili çalışmalarımız şu an tabii her siyasi partinin yapmasını arzu ettiğimiz bir çalışma. Biz şu anda AK Parti olarak kendi dersimizi çalışıyoruz. Görevlendirdiğimiz arkadaşlarımızla bu çalışma devam ediyor. Bu çalışma ile bir çerçeve adeta oluşturacağız. Biliyorsunuz daha önce yaptığımız bir çalışma zaten vardı. Ama bu süreçte Türkiye'de çok şeyler değişti. Birçok sivil toplum örgütünün bu alanda yaptığı çalışmalar var, yayınladıkları bu konuyla ilgili kitapçıklar var. Bunun yanında yine halkın bu sürece katılımına yönelik yapılan çalışmalar var. Bütün bu çalışmalar üzerinde bizim bu 9 kişilik heyetimiz çalışmasını sürdürüyor. Bunu belli bir neticeye vardıracak. Tabii şu anda biz muhalefete çağrımızı her zaman yaptık, yine yapıyoruz. Ama bu süreç 1 Ekim'den sonra başlayacak olan bir süreçtir. 1 Ekim'den sonra başlayacak olan bu süreçte muhalefet bizim bu çağrımıza, davetimize nasıl cevap verir bilemiyorum. Şunu çok açık, net söyledik, söylüyoruz: Biz herhangi bir dayatmanın içerisinde değiliz. İktidarı ile muhalefeti ile bu konuda oluşacak bir komisyon bunun temel ilkelerini, içeriğini sadece kendi aralarında değil, bütün sivil toplum kuruluşları ile akademisyenlerle, medya ile hatta hatta bütün bu konuda söyleyecek sözü olan çevrelerle görüşmek suretiyle en idealini yakalamanın gayreti içinde olacaklar. Meydanlarda söyledik. En doğudaki, en batıdaki, en kuzeydeki, en güneydeki vatandaşım 'işte bu benim anayasam' diyebilmeli. O dili orada görmeli ve şu andaki anayasamız gibi çok detay 'ama'larla, 'ancak'larla, geçici maddelerle dolu bir anayasa istemiyoruz. Çok daha kısa, özet bir anayasa olsun istiyoruz. Temennimiz odur ki bu amacımıza ulaşırız.''
-''ORASI BİZİM TOPRAKLARIMIZ''-
Başbakan Erdoğan, aynı gazetecinin ''BDP'li bazı milletvekilleri özellikle merkezi yönetimin bölgeye kaynak aktarması gerektiğini söylediler, gerekirse vergi ödeme konusunda çok daha farklı adımlar atacaklarının sinyallerini veren açıklamalarda bulundular. Değerlendirmeniz nedir?'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''İkinci sorunuz bana göre tabii çok çok aklın, mantığın kabul edeceği bir soru değil. Türkiye 780 bin kilometrekaresiyle, 74 milyon vatandaşıyla bir bütündür. Kimse bu ülkenin bütünlüğü üzerinde herhangi bir operasyona giremez. Kimse küçük akıllarıyla bu ülkenin bütünlüğünü parçalama gayreti içerisine giremez. Bu ülkenin en batısındaki nasıl vergisini ödüyorsa, en doğusundaki de bu vergisini ödeyecektir. Ödemediği zaman bedelini ödemek durumunda kalır. Kimseye bir ayrımcılık bu ülkede yapılamaz. 'Vergi vermeyeceğim, merkezi yönetim bana ayrıca destek verecek'. Yağmacı Hasan'ın böreği nerede böyle ya? O zaman adil devlet nerede olacak? Şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devleti 780 bin kilometrekareye yatırımlarını yapıyor.
Bunu da açık ve net söylüyorum. Biz Doğu ve Güneydoğu'ya yaptığımız yatırımları da herhangi bir partinin varlığı sebebiyle yapmıyoruz. Ülkemizin 780 bin kilometrekaresinin aynı güzelliğe, aynı imkanlara sahip olması için bu yatırımları yapıyoruz. Kimse buradan, yani durumdan vazife çıkarma gayretine girmesin. Herhangi bir siyasi parti varmış yokmuş hiç bizim umurumuzda değil. Orada benim insanım var mı? Var. Biz oraya hizmeti götürürüz. Orası bizim topraklarımız. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş yatırımları biz bugün Güneydoğu'da, Doğu'da yaptık. Ama şu ifadelerin sahipleri ne yazık ki oralarda yatırım yapılmamasını istiyorlar. Müteahhit firmaların iş makinelerini yakanlar, şu anda kendileri ile koltuk temasında, dirsek temasında olan malum çevreler. Kimse kimseyi aldatmaya kalkmasın. Biz yolumuza aynı kararlılıkla devam edeceğiz. İşimizi biliyoruz, milletimize sevdamız var, ülkemize sevdamız var ve bu sevdamızı da kimse gölgeleyemeyecek.''
ROTAHABER