Mehmet PAKSU yazdı…
Aradığım eş profili bu muydu?
Hocam, ben 4 yıllık evliyim, çocuğumuz yok. Eşim yakın bir akrabamın kızı. Kendi isteğimle evlendim. Sözlü olduğum dönemde kendimi sorgulamaya başladım. Eşim, eğitim ve kültürel denklik kriterlerine sahip değildi. Ben Doğulu da olsam, Batı'da doğmuş, büyümüş, Batı kültürünü almış, üniversite mezunuydum, o ise Doğu'da büyümüş, ilkokul mezunu.
Cicim ayları geçtikten sonra tartışmalar başladı. Bunun nedenini çoğu zaman eğitim ve kültür farklılıklarından kaynaklandığını biliyorum ama iş işten geçmişti. Kendimi aşamadım. "Senin aradığın eş profili bu muydu, şimdi çık işin içinden" gibi içsel duygular başladı, bir an olsun beni bırakmıyor. Boşanmayı çok düşündüm. Boşandığım takdirde bir yanda kendim, öbür yanda anne-babamın bana karşı tavırları, en önemlisi, eşimin ruh hali. Onun hiçbir suçu yok. Ben teklifle çıkmıştım karşısına...
Ne kadar inançlı olsam da ne yapacağımı şaşırdım, çok bunaldım. Bu durumun hep böyle gideceği duygusu içindeyim, aşamıyorum hocam kendimi lütfen yardımcı olun. (Rumuz: Yiğiter)
Eşinizle evlenmeyi siz istemişsiniz, evlilik teklifini siz götürmüşsünüz. Eğitim ve kültür en baştan biliyordunuz. Akraba olduğu için de her haline vakıftınız. Sözlü/nişanlı olduğunuz dönemde yol yakınken geri adım atamamışsınız. Aradan yıllar geçmiş, ev/aile olmuşsunuz, bu süre içinde acı tatlı, kavgalı huzurlu günler geçirmişsiniz, birbirinizi idare ederek gelmişsiniz.
O bildiği, gördüğü, öğrendiği kadarıyla size eş olmaya çalışmış, bir yerde elinden geleni yapmıştır. Ama siz beklentilerinizden, hayalinizdeki hanımdan kendinizi çekip kurtaramamışsınız. Kendi konumunuzu, durumunuzu hep sabit olarak tutmuşsunuz.
Ortada boşanmayı, ayrılmayı gerektirecek ciddi bir sebep/gerekçe de gösteremiyorsunuz. Anne babanızı da üzmek istemiyorsunuz. Eşinizin ya annenizin yeğenidir ya da babanızın. Bu ikilemler içinde dönüp durmuşsunuz.
Anladığım kadarıyla olay biraz da "vesvese/takıntı" haline gelmiş gibi... "İçsel duygular beni bırakmıyor" diyorsunuz ya hani...
Bu düşüncelerden kurtulmanız kolay. Kendi huzurunuzu kendi elinizle kazanacaksınız azizim! Mevcut ailenizle saadet ve huzur içinde yaşamak varken, bunu da üstlenecek, becerebilecek yeterliliğe de sahipseniz, ne diye kıvranıp durasınız ki?
Kanaat edeceksiniz, Allah'ın sizin için takdir ettiği nasibinize razı olacaksınız. Eşinizin size ters gelen yönlerini değil de size olan sevgisini, itaatini, kalbinin safiliğini, masumca bakışını, sizden başka hiç kimsede gözünün olmayışını ve daha birçok özelliklerini düşünerek neden mutlu olmayasınız?
Batı kültürüymüş, üniversite eğitimiymiş, bunları aşmak lazım bence... Onu durduğu yerde bıkacağınıza kendinizle kaynaştırın, eğitim ve kültürünüzden bir şeyler verin. Her şeyden önce gönlüne girin, ruhunun derinliklerini keşfedin. Tartışma yerine kaynaşmayı esas alın. Eskiden yaşananlara bir sünger çekin. Hayata sıfırdan, bugünden Bismillah deyin. İnsan sevgiyle, eğitimle gelişir. Yeter ki isteyin ve mesafe almaya çalışın.
Son olarak Allah'tan bir çocuk isteyin ve çocuk edinme yollarını arayın. Değişim bir paylaşım yaşayacaksınız.
"İkinci bir eş alabilir miyim?"
Evlatlık alma konusunda bilgi verir misiniz? Bir de çocuğumuz olmuyorsa ikinci bir eş alabilir miyiz veya eşimizi boşayabilir miyiz? (Rumuz: Abdullah)
Bir yetimhaneye, bir çocuk bakım merkezine gidersiniz, bir çocuğun bakımını üstlenirsiniz. Onu aile hayatına kazandırırsınız. Sofranızı, sevginizi, sırlarınızı paylaşırsınız. Eviniz, yuvanız şenlenir, tatlı bir meşguliyet içine girersiniz. Gününüz, geceniz dolar, hiçbir boşluğunuz kalmaz.
Çocuğa baba olursunuz, anne olursunuz. Zamanı gelince okutursunuz, hayata hazırlarsınız, iş güç, yurt yuva sahibi yaparsınız.
Ne kadar hayırlı bir iş değil mi? Sahipsiz bir çocuğu önüne bir ufuk açmak, ona diğer çocuklarla birlikte eşit haklar vermek, tatlı hayaller kurmasına yardımcı olmak ne kadar güzel bir insanlıktır?
Ama bu çocuk sizin nesebi evladınız değildir. Büyüdüğünde kızsa size namahremdir, erkekse eşinize. Yani aranızda akrabalık kurulmuş değildir. İkincisi onu mirasınıza ortak da yapamazsınız. Önceden yapacağınız bağış müstesna...
Böyle bir imkân varken, "İkinci bir eş alabilir miyim, eşimi boşayabilir miyim" gibi sonu nereye çıkacağı belli olmayan bir macerayı hiç düşünmemek lazım. Bunların da kendine göre yolu yordamı var ama hiçbir olay öyle göründüğü gibi kolay olmuyor. Çünkü ağrıttığınız başınız, huzur getirmiyor çok kere...