İktisat: İktisatta finansal yönetimle ilgili iki alan mikro ekonomi ve makrı ekonomidir.Mikro ekonomi işletmelerin,bireylerin ve ailelerinin iktisadi kararlarıyla ilgilenir.Makro ekonomi ise ekonomiyi bir bütün olarak ele alır. Tipik olarak bir işletme, ekonominin genel durumuyla çok yakından ilgili olup,yatırım için para ve sermaye piyasasına bağlıdır.Dolayısı ile fnans yöneticisi,kredinin elde edilebilirliliği ve fonların maliyetine,parasal politikaların nasıl etkileyebileceğini anlamak ve bilmek durumundadır.
Aynı zamanda finans yöneticisi,mali politikalarda ve mali politikaların ekonomiye etkileri konusunda da uzmanlaşmış olmalıdır. Finans yöneticisi mikro ekonomiden,özellikle uzun vadeli yatırım kararları almada,nakit,stok ve alacakların yönetiminde faydalanır. Pazarlama,üretim ve Kantitatif Yöntemler: Finansal yönetim ile ona ikinci derecede fonksiyon gören disiplinler pazarlama,üretim ve kantitatif yöntemlerdir.Bu disiplinler,finans yöneticisinin günlük kararlarıyla dolaylı olarak ilgilidir.
Örneğin,finans yöneticisinin pazarlamada yapılacak yeni ürün geliştirmelerinin ve yeni pazarlama yöntemlerinin,işletmenin öngörülen nakit akışlarına ve sermaye harcamalarına ekkilerini düşünmesi gerekir.Benzer şekilde,üretim sürecindeki değişikliklerin gerektireceği sermaye harcamalarını değerlendirmek durumundadır.Nihayet karmaşık yönetim problemleri analiz etmede,kantitatif yöntemlerden gittikçe artan bir biçimde faydalanılmaktadır.
Finansal Yönetim ve İşletmelerin Hukuki Yapıları İşletmeler kuruluş aşamasında istedikleri yasal türü seçebilirler.Ancak hukuki şeklin seçiminde bazı yasal sınırlamalara da uyulması gerekmektedir.
Söz konusu sınırlamaların bir kısmı işletmenin yer aldığı işkolu ve faaliyetlerin niteliği ile ilgilidir.Örneğin,ülkemizde bankaların,sigorta şirketlerinin,sermaye piyasası aracı kuruluşlarının anonim şirket şeklinde kurulması gibi bir sınırlama söz konusudur. Karın dağıtımı,vergi tahakkuku,alacaklılara karşı sorumluluk,faaliyet sonuçlarının açıklanması,son sağlama miktarı ve şekli gibi konularda alınacak kararlar işletmelerin hukuki yapısı ile doğrudan ilgilidir.
Bireysel İşletmeler ( Ferdi Teşebbüsler ) Bireysel işletmeler tüzel kişiliği bulunmayan ve üçüncü kişilere karşı ortakların tüm varlığı ile sorumlu olduğu bir girişim türüdür.
Bireysel işletmelerin kuruluşu için yazılı bir sözleşmeye gerek duyulmadığı gibi,belirli sermaye tabanı da aranmamaktadır.Bireysel işletmelerde kişiler tüm mal varlıklarıyla sınırsız şekilde sorumlu olduğundan kredi bulunması daha kolay olabilmektedir.Bununla birlikte alınan kredi geri ödenmez ise,alacaklı tüm kişisel varlık üzerinde hak sahibi olacaktır.Ancak bu tür işletmelerde tüm kararlar tek bir kişi tarafından alındığından,hatalı karar alma olasılığı artmaktadır.
Ortaklıklar: Ortaklıklar şahıs ve sermaye ortaklıkları olarak iki grupta toplanabilir.Adi ortaklıklar,kollektif ortaklıklar,komandit ortaklıklar şahıs, Limided ve anonim ortaklıklar sermaye ortaklıklarıdır.
Adi Ortaklıklar: Adi ortaklıklar,iki yada daha fazla kişinin herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın yalnızca sözlü bir anlaşma ile geçici ya da sürekli olarak kurdukları ortaklık( şirket ) türüdür.Bu tür ortaklıkların en önemli avantajı düşük maliyetlerle ve kolayca kurulabilmesidir. Adi ortaklıkların dezavantajları bireysel işletmelerin dezavantajlarına benzer.Bireysel işletmeler gibi,ortakların da sınırsız sorumlulukları vardır.İşletmenn finsansal krize girmesi durumunda her ortak kendi payı ile değil,işletmenin tüm borçlarından sınırsız olarak sorumludur.
Kollektif Ortaklıklar ( Kollektif Şirketler ) Kişilerin belirli şekil şartıyla ve belli unvan altında oluşturdukları bir ortaklık türüdür.Tüzel kişiliği de olan bu ortaklık türünde ortaklar,şirketin borçlarından dolayı tüm varlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar.
Alacaklılar,ortaklığın borçlarından dolayı ortaklardan dilediğine karşı,yasal yollara başvurabilirler.Dolayısıyla bu tür ortaklıklar genellikle birbirlerini iyi tanıyan kişiler tarafından kurulduklarından,bu tür ortaklıklıklara şahıs ortaklıkları denir. Şirketin ömrü,ortaklar arasındaki anlaşmaya bağlıdır.Bu ortaklık türünde de fon sağlama olanağı,ortaların elde edebilecekleri olanakların toplamı kadardır.Ticaret kanunu’na tabi olan kollektif ortaklıklarda ortaklar tacir sıfatını kazanırlar.
Adi Komandit Ortaklıklar: Ticari bir şirkette ortaklardan bir kısmı aynen şahıs şirketlerinde olduğu gibi sınırsız ve müteselsilen sorumluluk yüklenirken,bir kısmı da yanlızca koydukları sermaye kadar sorumluluk ( sınırlı sorumluluk ),yüklenmeleri durumunda adi komandit ortaklık türü ortaya çıkmaktadır.Bu şirket türünde sorumluluğu sınırsız olanlar şirketin yönetimini elinde bulundurduklarından kollektif şirkete benzer ve önemli avantaj ve dezavantajlarına sahipolabilir.Ancak bu tür şirketlerde toplanabilecek fon miktarı,sınırlı sorumlu ortak sayısı arttırılarak,kollektif ortallığa göre daha kolay arttırılabilir. Sermayesi paylara bölünmüş
Komandit ortaklıklar: Sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklık adi komandit ortaklığa benzer Tek farkı sınırlı sorumlu ortaklar olarak bir ya da birkaç kişinin daha yer almasıdır.Adi komandit şirketlerde sınırlı sorumlu ortakların payları yanlızca sözleşmede yer alır ve sermayeye karşılık olarak herhangi bir pay senedi vermez.
Bu tür ortaklık türü de yukarıda belirtilen ortakların sakıncalarını taşımaktadır.Sınırlı sorumluluğun,ortak bulmada araş olarak kullanılması fazla bir yarar sağlayamamaktadır.Çünkü ortaklık gerçekte sınırsız sorumlu ortakların aralarındaki anlaşmaya bağlıdır.
Limidet ortaklıklar ( Şirketler ) İki veya daha fazla gerçek ve tüzel kişi tarafından bir ticaret ünavanı altında kurulan,orakların sorumluluğu,koydukları veya koymayı tahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı ve esas sermayesi belirli olan ticari ortaklık tipine limited ortaklık denir.
Limited ortaklıklar en az 2,en çok 50 ortak arasında kurulabilir.Ortaklara sermaye payları için pay senedi ( hisse senedi ) verilmez.Ortağın koyduğu sermaye devir ve miras hariç bir bütündür.Sermaye arttırmak ya da ortakların sorumluluklarını genişletebilmek için,ortakların oybirliği gereklidir.
Limited ortaklıklar hisse senetleri gibi tahcilde ihraç edemezler. Limited ortaklıklarda,ortaklar yanlızca koydukları sermaye ile sorumlu olduklarından,tüm varlıklarını riske atmak istemeyenlere önemli bir ortaklık türü olarak görülmektedir.
Anonim Ortaklıklar ( Anonim Şirketler ) Limited ortakılarda olduğu gibi anonim ortaklıklarda da ortaklığın sermayesi paylara bölünmüştür.bu paylar ( hisseler ) kıymetli evrak hükmündeki hisse senetleriyle temsil edilirler.Sermayenin paylara bölünmesi ve hisse senetleriyle temsil edilmesi bunların örgütlenmiş ya da örgütlenmemil piyasalarda kolayca el değiştirmesine olanak sağlamaktadır.Anonim şirletlerin iktisadi önemi,bu özelliklerinden kaynaklanmaktadır.
Şirketler açısından küçük sermaye paylarının bir araya gelmesiyle büyük sermayelerin sağlanması,yatırımcılar açısından da riskin küçük ve yalnızca yatırılan sermaye payı ile sınırlı olması,bu şirket türünün seçiminde en büyük etken olmaktadır.
Anonim şirketler ani yada tedrici olarak kurulabilirler.Sınırlı sayıda ortakla kurulan anonim şirketler ani şekilde kurulurken,halka açık olarak kurulmak istenen anonim şirketler tedrici olarak kurulurlar.Tedrici kuruluşun çok sayıda formaliteleri vardır.Günümüzde halka açık olarak kurulan anonim ortaklıklar, TTK ya göre değil,SPK(sermaye piyasası kanunu) na göre kurulduklarından kuruluş formaliteleri az da olsa basitleştirilmiştir.
Organize piyasalar: Resmi bir piyasa yerinin olduğu,devletin gözetimi ve denetimi altında olan piyasalardır.Ülkemizde TTK ya göre anonim ortaklık”bir ünvana sahip,ana sermayesi paylra bölünmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız mal varlığı ile sorumlu olan ortaklık” olarak tanımlanmaktadır.Ortaklık ticaret bakanlığının izni ile kurulup,ticaret sicilinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanırlar.
Halka açık ortaklıklar :, Anonim ortaklıklar halka kapalı ya da halk açık olabilir.Az ortaklı anonim ortaklıklara aile şirketleri yada kapalı şirketler denilir.Bir şirketin halka kapalı ya da açık olarak tanımlanmasında yalnızca ortak sayısı değil diğer özellijlerin de ele alınması gerekir.
Ortak sayısı yanında pay sahipliğinin devredilip devredilmeği,kuruluş şeklinin halkın da katılımını sağlayacak biçimde olup olmadığı,hisse senetlerinin borsaya kota edilip edilmediği, yönetimin bir ya da birkaç ana pay sahibi tarafından yapılıp yapılmadığı gibi özellijlerinde dikkate alınması gerekir.
Ülkemizde SK ya göre hisse senetleri kanundaki prosedür dahilinde halka arz edilen şirketlerle,ortak sayısı 250 ‘yi aştığı belirlenen şirketler halka açık şirket olarak kabul edilir.Halka açık Şirketler SPK ya göre tabi olmakta ve SPK nun denetimine girmektedir. Hisse senedinin nonimal değeri,tescil edilen ve bilançoda sabir bir kalem olarak gösterilen sermayenin hisse sayısına bölünmesiyle bulunur.
Kayıtlı sermaye sistemi: Esas itibari ile sermaye arttırımı sistemi olup,sermayenin daha az formaliteyle arttırılabileceği bir limittir.Sadece halka açık Şirketler geçebilir. Kayıtlı sermaye arttırımı tavanı tamamen SPK nın taktirine bırakılmıştır.Kayıtlı sermaye sistemine geçecek şirketlerin belirli bir başlangıç sermayelerinin olması gerekir.
* Enflasyon fonların aşınmasına neden olarak çalışma sermayesinin yetersiz kalmasına neden olur. * Planları ve bütçeleri uygulama rakamları ile karşılaştırarak,varsa sapmaları ortaya çıkarma ve düzeltici önlemleri lma sürecine,FİNANSAL DENETİM adı verilir.
* Finansal yöneticilerin önceden hangi varlıklarla fon oluşturulacağı ve fonların hangi kaynaklardan sağlanacağı konusundaki karar verdikleri sürece FİNANSAL PLANLAMA adı verilir. * İşletmeye ait paranın toplanma ve harcanmasını üzerine alan görevliye HAZNEDAR adı verilir. * Kar planlaması,sermaye bütçelemesi ve finansmanda yararlanılacak maliyet standartları için planları hazırlamak ve yürütmekten KONROLÖR sorumludur.
* Hisse senedi ihraç etmek,finansmanla ilgili kararlardan biridir. * Sabit varlıklara yatırım sermaye bütçelemesi kapsamındadır. * Kar pay,hisse senedinin getirisidir. * İşletmelerin birincil amacı İŞLETME DEĞERİNİN MAKSİMİZE EDİLMESİDİR.Yani işletmenin değerinin arttırılması amacıdır.
* İşletmelerin finansmanında uzun vadeli kaynaklara ağırlık verilmesinin sonucu,RİSK DÜŞMESİ dir. * Halka açık anonim şirket kayıtlı sermaye sistemine geçebilir.Ancak Halka kapalı Anonim şirket,Limited ŞTİ, ve kollektif şirketler kayıtlı sermaye sistemine geçemezler.
* Halka açık şirketlerde tahvil çıkarma sınırı,Ödenmiş sermaye ve yedek akçeler toplamıdır. *Sermayenin uzun süreli varlıklara yatırılması ile ilgili kararlar sürecine SERMAYE BÜTÇELEMESİ denir. *Yatırım kararları verilirken yatırımın RİSK ve GETİRİSİ ne bakılır. *Kısa vadeli yabancı kaynaklar uzun vadeli yabancı kaynaklara göre daha RİSKLİ dir.Yani,işletme finansmanda uzun vadeli yabancı kaynak kullanırsa RİSK DÜŞER.
* Uzun vadeli yatırım kararları,kısa vadeli yatırım kararlarına göre daha RİSKLİ dir.Bunun sebebi,uzun süreli varlıklara büyük tutarlarda harcama yapılması,bu tür yatırım kararlarından kolay vazgeçilmemesi,kolay revize edilememesi,vadenin uzun olması ve belirsizliğin artmasıdır.Bu nedenerle sermaye bütçelemesi yapılır. * Dividant kararları,kar dağıtma veya dağıtmama kararlarıdır.
* Finans Yöneticisi ( Haznedar ) Fonu bulur ve harcar,yani işletmenin yatırım ve finansman kararlarından sorumludur; muhasebeci ( Kontrolör ) bu fonksiyonların etkin kullanılıp kullanılmadığını kontrol eder.Görevleri de bu çerçevede tanımlanır.Örneğin iç denetim muhasebecinin görevi iken,nakit yönetim finans yöneticisinin görevidir. * Mal ve hizmet üreterek toplum refahını arttırmak,işletmede istihdamı sürekli kılmak,işletmenin sürekliliğini sağlamak işletmenin SOSYAL AMAÇLARI arasında yer alır.
* İlk defa fonların kullanımı,yani bilanço aktifleri ile uğraşılması,aynı zamanda kantitatif yöntemlere ağırlık verilmesi,sermaye bütçelemesi problemlerinde iskonto edilmiş nakit akışları tekniğinin uygulanması 1940-1950 li yıllarda söz konusu olmuştur. * Halka açık A.Ş lerde tahvil çıkarma yetkisi Yönetim Kuruluna verilmiştir. * Eğer işletmenin piyasada hisse senedi satılıyorsa işletmenin değerini hisse senedi piyasa değeri belirler.
* Makine alımı, bankaya para yatırılması,vadeli satış yapılması,hisse senedi ve hammadde alışlarına göre daha risklidir.Çünkü,makine alımı uzun süreli yatırım kararlarından biridir.Uzun süreli yatırım kararları kısa süreli yatırım kararlarına göre belirsizlik nedeniyle daha risklidir.
* Kısa vadeli banka kredileri, tahcil ihracı,uzun vadeli banka kredileri,hisse senedi alışı ve otofinansmana göre daha risklidir.Çünkü Kısa vadeli finansman kaynakları,uzun süreli finansman kaynaklarından faiz,enflasyon,vade riski,toplu ödeme etkenlerinden dolayı daha risklidir.Oto Finansman karların dağıtılmayarak işletmede alıkonulmasıdır ve özkaynakta finansman türüdür..
* Kar maksimizasyonunn birincil,normatif amaç olarak benimsenmesinin en önemli EKSİK YANI,Risk ve zaman Faktörünün dikkate alınmaması olarak kabul edilir.Çünkü kar maksizmisazyonu amacı,geleceğin belirsizliğini yani zaman faktörünü ve buna bağlı olarak riski dikkate almamaktadır.Aslında karın mutlak karmı,fiktif karmı olduğunun açıklanamaması,karlılık ölçüsünün belirsiz olması,hissedarların çıkarlarına ters düşmesi ve kar maksimizasyonunda toplam karın mı,kar marjınınmı dikkate alınacağının belirlenememesi de eksik yanlarını ifade eder.Ama bu iki unsur yani Risk ve Zaman faktörünü dikkate almaması en önemli eksik yanı olarak tanımlanır.
* Piyasa değeri maksimizasyonu,işletmelerin en normatif amacı olarak tanımlanır.Çünkü piyasa değeri maksimizasyonhem hissedarların çıkarlarını hem işletmenin tüzel kişilik olarak çıkarlarını,hem de kamu yararını korur.Aynı zamanda zaman ve risk faktörünü dikkate alması en birincil amaç olarak tanımlanmasını sağlar.
* İç denetim muhase müdürünün ( Konrölör ) görevlerinden birisidir.Çünkü muhasebe müdürü,yani kontrolörün görevi fonların etkin biçimde kullanılıp kullanılmadığının kontrolünü yapmaktır.İç denetim bu temel görev içinde tanımlanır.Nakit yönetimi,kredi yönetimi,Finansman ve Emeklilik fonlarının yönetimi,Finans yöneticisinin yani haznedarın görevleri olarak ifade edilir.
* Kişi yada kurumların yararlanacağı para,fon ya da sermayeye FİNANS adı verilir.En çok karıştırılan yanıt Finansmandır.Dikkat etmeliyizki Finans ihtiyacın kendisi,Finansman ise sağlanmasını ifade eder. * İşletme için gerekli olan fonların sağlanmasına FİNANSMAN adı verilir.
* Sermayenin dolaşım hızının artması,İşletmenin büyük ölçekte faaliyette bulunmaları,Faiz ve döviz dalgalanmalarının artması ve piyasalarda rekabetin artması Finansal yönetimde 1980’li yıllardan sonra meydana gelen gelişmelerdendir.Ancak Kar marjlarının artması bu dönemde meydana gelen bir gelişme değildir.Çünkü 1980’li yıllardan sona işletmelerin çok çeşitli ürünler üretmesi,AR-GE faaliyetlerinin artması,işletmeler arası birleşmenin artması gibi sebeplerle rekabet fazlalaşmış ama tam tersi kar marjları azalmıştır.Rekabet artarsa kar marjları daralır.
* İşletmelerin gelecekte beklenen şimdiki değerinin maksimize edilmesine PİYASA DEĞERİ MAKSİMİZASYONU adı verilir.Değer maksimizasyonu,gelecekte beklenen nakit çıkışlarının şimdiki değerinin minimize,gelirlerin ise maksimize edilmesinin bir sonucudur.
* Sermaye Bütçeleşmesinin yatırım kararları içinde kısa süreli yatırım kararlarına göre daha önemli olmasının nedeni Uzun vadeli yatırım karalarının riskinin yüksek olmasıdır.Çünkü,sermaya bütçelemesi uzun süreli varlıklara yapılacak yatırımlar ile ilgili kararlar sürecidir.Vade uzadıkça,yatırım kararlarında risk ve Belirsizlik artar.Bu da daha fazla önem gösterilmesi gerekek yatırım kararı olarak ifade edilmesini sağlar. * İşletme eğer riskinn düşmesini istiyorsa,yatırım kararlarının finansmaınında
TAHVİL İHRAÇ ETME yolunu seçmelidir.Çünkü,İşletmeye ortak alma ve Otofinansmana gitmek İşletme riskini ortalama kılar ve özkaynakla finansman yollarıdır.Kısa vadeli banka kredisi kullanmak ve finansman bonosu (kısa vadeli borçlanma senedi ) İhraç etmek kısa vadeli finansman yollarıdır ve işletme risklerini arttırır.Tahvil ise ( Uzun vadeli borçlanma senedi ) uzun vadeli finansman yoludur ve riski düşürür. * İşletme için gerekli olan fonları belirlenmesi,bu fonların nereden,nasıl ve ne zaman karşılanacağının kararlaştırılmasına FİNANSMAN KARARLARI adı verilir.
* Sabit aktif,stok,alacak,nakit gibi aktiflerin dağılımında optimizasyonun ön plana çıktığı,matematiksel modellerin uygulanmaya başlandığı dönem 1960 ‘lı yıllardır. * Sermaye piyasası kanunu hükümlerine göre,Halka Açık Anonim şirketlerin ortak sayısı 150 den fazla olmak zorundadır. * Riske göre düzeltilmiş modellerin uygulanmaya başlandığı dönem 1970’li yıllardır. * İşletme için gerekli olan fonların sağlanması ve bunların uygun varlıklara yatırılması işlemine FİNANSAL YÖNETİM adı verilir.
* Finans yöneticilerinin geleceği öngörmede ve geçmişi değerlendirmede yardımcı olacak verileri ve finansal raporların hazırlanmasında gerekli olan bilgileri sağladığı disiplin,MUHASEBE dir. * Finans yöneticisinin uzun vadeli yatırım kararlarını almada,nakit stok ve alacakların yönetiminde faydalanacağı disiplin MİKRO İKTİSAT tır.
* İşletmenin reel varlıklara yatırım yapmasıyla ilgili faaliyerlerin bütününe SERMAYE BÜTÇELEMESİ adı verilir. * Tahvil ihraç etmek,finansman kararlarından biridir. * Muhasebe,finansal yönetimin birinci derecede ilişkili olduğu disiplinlerden biridir. * Sözleşmenin yazılı ve sözlü olabileceği,tüzel kişiliğe sahip olmayan şirket türü ADİ ŞİRKET tir.
* İşletmeler finansmanda uzun vadeli yabancı kaynaklara daha fazla yer verirse,RİSK DÜŞER. - Kısa vadeli finansman kararları uzun vadeli finansman kararlarına göre daha risklidir. - Uzun vadeli yatırım kararları,kısa vadeli yatırım kararlarına göre daha risklidir. - Kısa vadeli yatırım kararları işletmenin riskini azaltır. - Uzun vadeli finansman kararları işletmenin riskini azaltır. - Otofinansman ve hisse senedi ihracı özkaynakla finansman şeklidir. -Kar dağıtım politikası,Alacaklılara karşı sorumluluk,vergi tahakkuku,fon sağlama işletmelerin hukuki yapısı ile ilgilir.Ancak Dönem karının hesaplanması hukuki yapısı içinde yer almaz. *Anonim şirketler,tahvil çıkarma hakkına sahiptir.Ancak adi,limited,S.P.B şirket ve bireysel işletmeler tahvil çıkarma hakkına sahip değildir.
* Satış politikası,stok miktarı,günlük faaliyetler ve kasa ve bankadaki nakit durumu finans yöneticisinin görev alanına girer ancak personelin çalışma saatleri finans yöneticisinin görev alanına girmez. *Bütşenin hazırlanması,muhasebe müdürünün yani kontrolörün görevidir. * Faaliyetlerin sonucu oluşsan karın ne kadarının işletmede bırakılıp,ne kadarının ortaklara dağıtılacağının belirlemek için alınan kararlara DİVİDANT kararları adı verilir. * Klasik ekonomik görüşe göre insanların nihai amacı,karın maksimize edilmesidir. * İşletmenin gelecekteki beklenen gelirlerinin şimdiki değerinin maksimum edilmesi anlamına gelen genel amacı,İşletmenn değerini maksumum yapmaktır. * Kantitatif yöntemlerlere yer verilen ve ilk defa iskonto edilmiş nakit akışları tekniğinin kullanıldığı dönem, 1940-1950 li yıllardır.İşletmelerin birincil ve en temel amacı İŞLETME DEĞERİNİNİN MAKSİMİZE edilmesidir. * Finans yöneticisi nakit akışlarının saptanmasında,muhasebe disiplininden yararlanır.
Finansal Yönetim 2.Ünite
ANÜİTENİN GELECEKTEKİ DEĞERİ A = S( 1 + i ) n - 1 i
Örnek : Bir işletmenin 10 ay sonra ödemesi gereken borcu için her ay sonunda bankaya 690.274.000 TL yatırması gerekiyor.Bu işletmenin 10 ay sonra biriken parası ne kadardır? ( Aylık faiz oranı % 8 ) A = 690.274.00 ( 1 + 0.8 ) 10 - 1 0.8 A = 10.000.000.000
Örnek: Bir işletme 6 ay sonra ödemesi gereken borcu için her ay sonunda bankaya 600 milyon TL yatırmaktadır.Aylık faiz oranı % 10 olduğuna göre 6 ay sonunda biriken tutar yada ödenecek ne kadardır?
A = 600 ( 1 + 0.10 ) 6 - 1 0.10 A = 4.629.366.000
BASİT FAİZ P = Anapara ( Şimdiki Değer ) İ = Faiz Oranı n= Zaman I = Faiz getirisi S = Gelecekteki Değer Faiz Getirsini sorar ise I = P x İ x n
Örnek : Bir bankaya %45 Faizle yatırılan 250.000.000 , 4 yılda ne kadar faiz getirir? I = P x i x n Verileri yerlerine yerleştirirsek I = 250.000.000 x 0.45 x 4 I = 450.000.000
Çözüm: I = ? P = 250.000.000 İ = %45 n = 4
Örnek : Bir işletme 6 ay süre ile almış olduğu kredi için 4.5 milyar TL faiz ödemiştir.Yıllık faiz oranı % 60 olduğuna göre ne miktarda kredi almıştır? I = P x i x n P = ? 4.500.000.000 = P x 0.60 x 6/12 ( P eşitliğin diger tarafına alınır) P = 4.500.000.000 / 0.60 x 6/12 P = 4.500.000.000 / 0.3 P = 15.000.000.000 n = 6/12 i = % 60 I = 4.500.000.000
Örnek: Bir bankaya % 40 Faiz ile Yatırılan 5 Milyar karşılığında 3 yıl sonunda alınacak para miktarı ne kadardır?
I = P x i x n I = 5 milyar x 0.40 x 3 I = 6 Milyar getirisi vardır. Soruda 3 yılın sonunda alınacak olan parayı sorduğu için,ana para ile faiz getirisi toplanır. 5 + 6 = 11 Milyar ( 3 yılın sonunda alınacak olan para )
P = 5 İ = % 40 n = 3 I =?
Örnek: % 60 Faiz ile bir makinenin alınması için kullanılan 75 milyon TL lik krediye ilk ay ödenmesi gereken faiz tutarı nedir? I = P x i x n I = 75 x 0.60 x 1/12 I = 3.75 I = ? P = 75 İ = 0.60 n = 1/12 ( ilk ay dediği için)
Örnek: Bir tasarruf sahibi %20 faiz oranından yatırdığı tasarrufundan her 3 ayda bir 50 milyon TL alıyorsa bankada kaç TL si vardır? İ = 0.20 I = 50 I = P x İ x n 50 = P x 0.20 x 3/12 (P eşitliğin diğer tarafına) P = 50 / 0.20 x 3/12 P = 50 / 0.05 P = 1.000.000.000
n = 3/12 P = ?
Örnek: 1000 TL % 40 tan 2 yıl sonra kaç liraya ulaşır? I = P x i x n
I = 1000 x 0.40 x 2 I = 800( faiz getirisi ) 2 yıl sonra ulaşacağı parayı bulmak için ana para ile Faiz getirisi toplanır 1000 + 800 = 1800 ( 2 yılın sonundaki toplam değeri P = 1000 İ = 0.40 n = 2 I = ?
Gelecekteki Değeri veripte,Anaparayı yani şimdiki değeri sorar ise: P = S\ 1 + i x n Örnek1: Bir makine 3 ay vadeli,%45 faiz ile 450 milyara alınıyor ise ana para ne kadardır? P = ? n = 3/12 i = % 45 S = 450.000.000.000
Örnek2:Faiz oranı % 50 olduğunda 1 yıl sonra elde edilecek 1 YTL nin şimdiki değeri nedir? P = S \ 1 + i x n
P = 1 / 1 + 0.50 x 1 P = 1 / 1.5 P = 0.666 P = ? İ = % 50 n = 1 yıl S = 1 YTL
Örnek : A işletmesine ait 15 Milyar TL lik 6 ay vadeli borç yerine bugün hangi ödeme yapılmalıdır?( Faiz oranı % 52 ) P = 15 / 1 + 0.52 x 6/12 P = 15 / 1.26 P = 11.904.761.900
Örnek: Bir işletmenin 4 ay sonra ödemesi gereken 500 milyon TL bir borcu vardır.Bu borç bugün ödenmek istense piyasa Faiz oranı % 56 olmak üzere ne miktarda ödeme yapılması gerekir?
P = 500/ 1 + 0.56 x 4/12 P = 500 / 1.1866666 P = 421.348.315
BİLEŞİK FAİZ
Bileşik Faiz S = P ( 1 + i ) n Örnek : Bir kimse bankaya 100 milyon Tl yi % 60 Faizle, 1 yıllığına yatırırsa,1 yılın sonundaki değeri ne olur?
S = P ( 1 + i ) n S = 100 ( 1 + 0.60 ) 1 S = 100 ( 1.6) S = 160.000.000
Eğer 2 yılın sonundaki değeri istenirse:
S = P ( 1 + i ) n P = 100 ( 1 + 0.60 )(1 + 0.60 ) P = 100 ( 1.6 ) ( 1.6 ) S = 256.000
P = 100 ( 2.56 )
Eğer 3 Yılın sonundaki değeri istenirse:
S = 100 ( 1 + 0.60 ) n S = 100 ( 1 + 0.60 ) ( 1+ 0.60)(1 + 0.60 ) S = 100 ( 4.096 ) S = 409.600.000
Örnek: 50 Milyon Tl % 25 faiz oranıyla 6 yıl için bileşik faizle Yatırılmıştır.6 Yılın sonunda alınacak parayı ve kazanılan faiz tutarını hesaplayınız.. S = 50 ( 1 +0.25 ) ( 1 +0.25 ) ( 1 +0.25 ) ( 1 +0.25 ) ( 1 +0.25 ) ( 1 +0.25 ) 50 ( 1.25) ( 1.25) ( 1.25) ( 1.25) ( 1.25) ( 1.25)
S = 190.734.863 6 yılın sonunda alınacak olan para miktarı
Örnek : Bankaya % 40 bileşik faizle yatırılan 3 Milyar TL,3yılın sonunda Kaç TL’ ye ulaşır? S = P ( 1 + i ) n S = 3 ( 1 + 0.40 ) ( 1 + 0.40 ) ( 1 + 0.40 ) S = 3 ( 2.744) S = 8.232.000
Eğer Faiz Tutarınıda sormuş olsaydı 8.232.000 – 3.000.000 =5.232.000 Toplam bulunan tutardan,ana parayı çıkardığımızda,faiz tutarı bulunur. Örnek: % 50 Bileşik faiz oranı ile bankaya yatırılan 2 TL,ikinci yılın sonunda kaç liraya ulaşır? S = P ( 1 + i )n S = 2 ( 1 + 0.50 )( 1 + 0.50 ) S = 4,5 2( 2.25)
DEVRE FAİZ ORANI
DFO= Yıllık Faiz Oranı(Nominal Faiz ) Devre ( n )
Örnek: Yıllık nominal faiz % 68 olduğunda, 3 ay vadeli hesap açılırsa devre faiz oranı kaç olur? n = 12 / 3 = 4 Nonimal = 0.68 DFO = 0.68 / 4 DFO = 0.17
Efektif Faiz EFO = ( 1 + DFO )n - 1
Örnek: Yıllık nominal faiz % 40 olduğunda her 3 ayda bir faizlendirme yapılıyorsa yıllık efektif faiz oranu kac olur? Not: Önce Devre faiz oranı bulunur
1 + Nominal Faiz / 1 +Enflasyon oranı - 1 Örnek : Nominal Faiz oranı % 68 ,Enflasyon oranı % 60 ise reel getiri oranı ne kadardır? RGO = 1 + 0.68 1 + 0.60 (- 1 ) 1.05 - 1
RGO = 0.05
Örnek : Nominal faiz oranı % 60,enflasyon oranı % 50 ise reel getiri oranı nedir ? RGO = 0.066
1 + 0.60 / 1 + 0.50 - 1
İÇ DIŞ İSKONTO
P Senedin Peşin değeri İ Zaman n İskonto oranı S Vadeli Değeri Basit İç İskonto P = S / (1 + i x n ) Örnek:Bir işletme paraya olan ihtiyacı nedeniyle elindeki vadesine 3 ay kalmış,750 milyon vade değerli senedi bankaya kurdurmak istiyor.Bankanın uyguladığı iskonto oranı % 55 olduğuna göre senedin peşin değeri nedir? S = 750 P = S / ( 1 + 0.55 x 3/12) P = 659.340.659 n = 3/12 i = % 55 p = ?
Örnek: 92 gün vadeli,100 milyon nominal değerli bir hazine bonusu için yapılan ihale sonundan belirlenen iskonto oranı % 56 olmuştur.İç iskonto satışa sunulan bu hazine bonosu için satış fiyatı ne olacaktır.? S = 100.000.000 P = 100/ 0.56 x 92/365 P = 87.630.846 n = 92/365 i = %56 p = ?
Örnek: Bir işletme paraya olan ihtiyacı nedeni ile elinde vadesine 9 ay kalmış 400.000.000 TL cade değerli senedi bir bankaya kırdırmak istiyor.Bankanın uyguladığı iskonto oranı % 30 olduğuna göre senedin peşin değeri nedir? P = ? P = 400/ (1 + 0.30 x 9/12 ) P = 326.530.612.000 S = 400 milyon i = % 30 n = 9 / 12
Örnek :A İşletmesi elindeki vadesine 4 ay kalmış 800 milyon vadeli senedi bankaya kırdırmak istemektedir.Bankanın uyguladığı basit iskonto oranı % 60 olduğuna göre,senedin peşin değerini bulunuz. S = 800 P = 800 / ( 1 + 0.60 x 4 / 12 ) P = 666.666.667 i = 0.60 n = 4 / 12 P = ?
Örnek : 92 gün vadeli 100 milyon nominal değerli hazine bonusunun alındıktan 25 gün sonra satılmak istenmektedir.( İç iskonto yöntemi ile,yıllık iskonto % 50 ), NoT: Alındıktan 25 gün gün sonra satılacağı için 92 – 25 = 67 vadesine 67 gün kalmıştır.
P = 100.000.000 / ( 1 + 0.50 x 67 / 365 ) P = 91.635.456 Örnek: 9 ay vadeli 900 milyon TL nominal değerli bi senedi % 40 iskonto oranıyla ve iç iskonyo yöntemiyle kırdırılması durumuunda senedin peşin değeri ne olur? S = 900 900 / ( 1 + 0.40 x 9 / 12 ) P = 692.307.692 i = % 40 n = 9 / 12