Gelir Vergisinin konusu, gerçek kişilerin bir takvim yılında elde ettikleri kazanç ve iratların safi tutarıdır. G.V.K. kazanç ve iratları ticari kazanç, zirai kazanç, serbest meslek kazancı, ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ve diğer her türlü kazanç ve iratlar olarak yedi başlık altında toplanmaktadır.
G.V.K.nun anılan yedi kazanç ve irat türünde genel olarak net artış teorisini benimsediği görülür. Gelirin beş özelliği vardır. Buna göre gelir kişiseldir, yıllıktır, gerçektir, safidir ve harcama ve tasarrufların toplamıdır. Gelir vergisi mükellefleri, vergi konusu açıklanırken belirtildiği gibi, gerçek kişilerdir. Vergi mükellefiyeti tam ve dar mükellefiyet olarak iki bölümde incelenebilir.
Vergiyi doğuran olay devlet açısından vergi alacağının doğuşunu belirlemesi bakımından çok önemli bir kavramdır. Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın meydana gelmesi veya hukuki bir durumun tamamlanması ile ortaya çıkar. Bu nedenle G.V.K.'nda vergiyi doğuran olay gelir türlerinin bazılarında gelirin tahsili işlemin, bazılarında ise gelirin tahakkuku işlemine bağlanmıştır.
ÜNİTE(2) ticari kazanç
(Ticari Kazanç Kavramı ve Ticari Kazancın Tesbiti)
Ticari kazanç G.V.K.'nda her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç olarak tanımlanmıştır. Ticari kazancın öğesi olan ticari ve sınai faaliyetin sınırlarının tesbitinde genel olarak zirai ve serbest meslek kazancı türünden olmayan ve sermaye ile teşebbüs faktörlerinin karışımı bir organizasyonun sürekli olarak yapılması önem kazanmaktadır. Bunun yanında G.V.K.'nda özel olarak bazı kazanç türleri de ticari kazanç olarak kabul edilmiştir.
Ticari kazancın gerçek usulde tesbiti bilanço veya işletme hesabı esasına göre yapılır. Bilanço esasına göre ticari kazanç işletmedeki öz sermayenin hesap dönemi sonu ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır.
Vergileme döneminde işletme sahiplerince işletmeye eklenen değerler bu farktan indirilir. İşletmeden çekilen değerler ise bu farka eklenir. İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç ise hasılat ile giderler arasındaki müspet fark olarak belirlenir. Birden fazla yıl süren inşaat ve onarma işlerinde ticari kazancın tesbitinde gelirin yıllık olması ilkesinden vazgeçilmiştir.
(Ticari Kazancın Tesbiti)
Ticari kazançlar gerçek usulde vergilendirildiğinde ve gerçek vergilendirmelerde safi tutarlar üzerinden yapıldığı için, yapılan giderlerin hasılattan indirilmesi gerekmektedir. Ancak yapılan tüm giderler hasılattan indirilemez. Bu nedenle G.V.K. nunda indirilebilecek ve indirilemeyecek giderler sıralanmıştır.
İndirilebilecek giderler ticari kazancın devamı için yapılan giderler, işçilerin yiyecek, barınma giderleri, sigorta veya emeklilik primleri gibi giderlerdir. G.V.K.'nun 41'inci maddesinde ise indirilemeyecek giderler sıralanmıştır.
Vergiden muaf kişilerle gerçek usulde vergilendirilen kişiler arasında ticari kazanç elde edenler basit usulde vergilendirilir.Basit usulde vergilendirilebilmek için mükelleflerin kanunda belirtilen hem genel hem de özel şartları birlikte yerine getirmeleri zorunludur.
Aksi halde basit usulden yararlanamazlar. Basit usulde mükelleflerin kazançları hasılat ile giderleri arasındaki farktan oluşur.Bu mükellefler defter tutmak zorunda değildir. Ticari kazancın yarı götürü usulde tespiti dar mükellefiyete tabi ulaştırma ve ihracat işlerine münhasırdır.
Ticari Kazançlarda Muaflık ve İstisnalar
Belirli özellikleri taşıyan ticaret ve sanat erbabı gelir vergisinin dışında tutulmuştur. Buna esnaf muaflığı denilmektedir. Bununla birlikte ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar ile belirlenen işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine süreklilik ve bağlılık gösterecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından yararlanamazlar.
Yatırım indirimi ekonomik kalkınmayı hızlandırmak için kalkınma planlarına uygun olarak yapılacak özel sektör yatırımlarını özendiren bir vergi istisnasıdır. Yatırım indiriminden tam ve dar mükellefler, adi şirketler, kolektif şirketler, adi komandit şirketler, anonim, limitet ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ve kooperatifler yararlanabilir.
Yatırım indirim oranı %40'tır. Değeri 5 milyar lirayı aşan demirbaşlar, araç ve gereçler yatırım indiriminden yararlanır. İhracat istisnası ile dar mükellefiyete tabi olanların ihracattan elde ettikleri ticari kazanç bazı şartlarla gelir vergisi dışında tutulmaktadır.
Gayrimenkul sermaye iradı Gelir vergisi kanununda gayrimenkullerle bir kısım menkuller, haklar ve gayrimenkullerin mütemmimi niteliğindeki menkul malların sahipleri veya kullanıcıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iradlar olarak tanımlanmıştır. Gayrimenkul sermaye iradı götürü ve gerçek usulde olmak üzere iki şekilde vergilendirilmektedir.
Gerçek usule göre gayrisafi hasılattan gerçek giderler düşülerek safi irat bulunmaktadır. Gayrisafi hasılat ise vergilendirilen ve vergilendirilen dönemlerden önceki dönemlerle ilgili olup vergilendirilen dönemde tahsil edilen gayrimenkul kiralarının toplamından meydana gelir.
Götürü usulde ise gayrisafi hasılatın %25'i götürü gider olarak indirilerek safi irad hesaplanır. Kanun ayrıca mal ve hakların kiralarının emsalinin kira bedelinden aşağı olamayacağını hükme bağlamıştır. Yalnız bazı durumlarda emsal kira bedelinin uygulanmayacağı açıklanmıştır.
Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılında elde edilen kiranın 950.000.000 liralık kısmını kanun vergiden istisna tutmuştur. Yalnız ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek zorunda olanlar bu istisnadan faydalanmamaktadır.
Menkul Sermaye İradları
Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında, nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden meydana gelen sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı faiz, kira ve benzeri iratlar kanunda menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır.
Kaynağına bakılmaksızın menkul sermaye iradı olarak kabul edilen iradlar ise kanunda ayrıca sayılmıştır. Vergiye tabi menkul sermaye iradından menkul kıymetlerin depolama, sigorta giderleri, tahsil giderleri ve menkul kıymetler için ödenen her türlü vergi, resim ve harçlar indirilir. Menkul sermaye iradları hukuki ve ekonomik tasarruf imkânının doğduğu