|
|
|
|
 |
|
Bu Haber 02.01.2010 02:50:19
Eklenmiştir. 1805 Kez Okunmuştur. |
|
V - Y - Z Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları
|
BU HABERİ
BEĞEN VE
PAYLAŞ
|
|
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Vabile |
(bkz. Vabil) |
Arapça |
| Vacibe |
Yapılması gerekli olan. |
Arapça |
| Vacide |
1. Meydana getirici, yaratıcı. 2. Varlıklı, zengin. |
Arapça |
| Vafire |
(bkz. Vafir). |
Arapça |
| Vafiye |
(bkz. Vafi). |
Arapça |
| Vahibe |
(bkz. Vahib). |
Arapça |
| Vahide |
(bkz. Vahid). |
Arapça |
| Vaize |
(bkz. Vaiz). |
Arapça |
| Vakıa |
(bkz. Vaki). |
Arapça |
| Valihe |
(bkz. Valih). |
Arapça |
| Vamıka |
(bkz. Vamık). |
Arapça |
| Varide |
(bkz. Varid). |
Arapça |
| Vasfiye |
(bkz. Vasfı). |
Arapça |
| Vasıfe |
(bkz. Vasıf). |
Arapça |
| Vasıla |
(bkz. Vasıl). |
Arapça |
| Vasile |
(bkz. Vasıl). |
Arapça |
| Vassale |
(Eski) yazma eserlerin kenarlı kısmına kağıt ilavesi suretiyle yapılan tamir şekli. |
Arapça |
| Vazahat |
Vazıhlık, açıklık. |
Arapça |
| Vecahet |
1. Güzel yüzlülük, gösterişlilik, güzel yüz. 2. Saygınlık, onur. |
Arapça |
| Vecazet |
Sözün, veciz kısa oluşu. |
Arapça |
| Vecdiye |
(bkz. Vecdi). |
Arapça |
| Vechiye |
(bkz. Vechi). |
Arapça |
| Vecibe |
Ödev, boyun borcu, vazife. |
Arapça |
| Vecihe |
(bkz. Vecih). |
Arapça |
| Vecize |
Derin anlamlı, özlü, güzel söz. |
Arapça |
| Vecne |
Yanak yumrusu, elmacık. |
Arapça |
| Veda |
1. Ayrılırken söylenen selamlama sözü. 2. Ayrılma, ayrılış. |
Arapça |
| Vedia |
Saklanılması, korunması için birine ya da bir yere bırakılan emanet. |
Arapça |
| Vedîatullah |
Allah'ın emaneti, dini. Kadınlar da Allah'ın emaneti olarak nitelenmişlerdir. |
Arapça |
| Vedide |
(bkz. Vedid). |
Arapça |
| Vefia |
1. Vefalı, sevgisi geçici olmayan. 2. Tam, eksiksiz. |
Arapça |
| Vefika |
(bkz. Vefik). |
Arapça |
| Vefire |
(bkz. Vefir). |
Arapça |
| Vehbiyye |
(bkz. Vehbi). |
Arapça |
| Velaya |
Ermiş kadınlar. |
Arapça |
| Velayet |
l. Velilik, ermişlik. Veli ve ermiş olan kimsenin hali ve sıfatı. 2. Başkasına sözünü |
Arapça |
| Velide |
(bkz. Velid). |
Arapça |
| Velime |
Düğün ziyafeti. Evlenme, düğün. |
Arapça |
| Veliye |
-(bkz. Veli). |
Arapça |
| Velud |
Doğurgan, çok doğuran. |
Arapça |
| Venüs |
Merkür'den sonra, Güneş'e en yakın olan gezegen. Çobanyıldızı. |
Fransızca |
| Vera |
1. Günah ve haramdan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak durma, takva, ittika. 2. Ha |
Arapça |
| Verda |
Gül. |
Arapça |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Verdinaz |
Naz gülü, nazlıların gülü. |
Arapça-Farsça |
| Verziş |
1. Çalışma, işletme. 2. Çalışmış. |
Farsça |
| Vesika |
İnanılacak sağlam delil. Belge. |
Arapça |
| Vesile |
1. Neden, sebep. 2. Elverişli durum. 3. Kavuşma, yaklaşma. 4. Rasulullah'ın cennettek |
Arapça |
| Vesime |
(bkz. Vesim). |
Arapça |
| Vezime |
Beytullah'a gönderilen hediye, armağan. |
Arapça |
| Vezire |
(bkz. Vezir). |
Arapça |
| Vicdan |
1. İyiyi kötüden, hayrı serden ayırmayı sağlayan iç duygu, ahlak şuuru. His duygu. 2. |
Arapça |
| Vidade |
(bkz. Vidad). |
Arapça |
| Vildan |
1. Yeni doğmuş çocuklar. 2. Kullar, köleler. Kur'an'da zikredilmiştir. |
Arapça |
| Vüreyka |
Yaprakçık, küçük yaprakçık |
Arapça |
| Vuslat |
Ulaşma, erişme, kavuşma, buluşma, beraber olma. |
Arapça |
| Yaban Gülü |
1. Kır gülü. Bozkır çiçeği. 2. Kuşburnu. |
Farsça |
| Yade |
Hatıra. |
Farsça |
| Yadenur |
Yad etmek, kutsal ışık |
Arapça |
| Yağmur |
Gökten damlalar halinde düşen su. |
Türkçe |
| Yakazan |
(bkz. Yakzan). |
Arapça |
| Yapıncak |
Seyrek taneli, kırmızı bereli bir üzüm türü. |
Türkçe |
| Yaprak |
1. Bitkilerde ekseriya klorofilli, yeşil renkli, çeşitli şekil ve yapıda olan soluk a |
Türkçe |
| Yasemin |
Zeytingillerden, güzel kokulu ve ekseriya beyaz veya sarı çiçek açan sarılgan ağaççık |
Farsça |
| Yasna |
Zerdüştiliğin kutsal kitabı avestanın sureye karşılık gelen bölümleri. |
Avestaca |
| Yayla |
Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler. |
Türkçe |
| Yazgülü |
Yazın açan gül. |
Türkçe |
| Yediveren |
Yılda her mevsim çiçek açan gül. |
Türkçe |
| Yegah |
Türk müziğinin en eski makamlarından bir terkib. |
Farsça |
| Yegane |
Biricik, tek. |
Farsça |
| Yekbun |
Birleşmek anlamındadır. |
Farsça |
| Yekçeşme |
1. Tek gözlü. 2. (Tür.) Güneş. |
Farsça |
| Yekdane |
1. Eşi benzeri olmayan, tek. 2. Bir çeşit gerdanlık. |
Farsça |
| Yekpare |
Tek parça, bütün, som. |
Farsça |
| Yekreng |
1. Bir renkte olan. 2. Sözünün eri olan. 3. Meşhur bir çeşit lale. |
Farsça |
| Yekruye |
(bkz. Yekru). |
Farsça |
| Yeksare |
(bkz. Yekser). |
Farsça |
| Yelda |
Uzun ve siyah şey. Şeb-i yelda; uzun gece. |
Farsça |
| Yeldanur |
Yelda ve Nur kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Bknz: Yelda, Nur. |
Türkçe |
| Yeliz |
Güzel, havadar, aydınlık. |
Türkçe |
| Yesaret |
1. Kolaylık. 2. Zenginlik. |
Arapça |
| Yeşil |
1. San ile mavinin karışımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2. Gen |
Türkçe |
| Yeşim |
Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş. |
Arapça |
| Yezra |
Bu ismin anlamı hakkında bilgisi olanlar bizi bu konuda bilgilendirebilirlerse minnet |
Bilinmiyor |
| Yıldanur |
Seneyi aydınlatan, ışık saçan. |
Türkçe |
| Yıldıku |
1. Yıldız. 2. Ünlü Hun hükümdarı Atilla'nın son karısı. |
Türkçe |
| Yıldız |
1. Geceleri gökte çıplak gözle ışıklı bir nokta olarak görülen gök cismi, necm, kevke |
Türkçe |
| Yılşen |
(bkz. Yıldanur). |
Türkçe |
| Yonca |
Baklagillerden, kırmızı veya mor çiçek açan, çayır bitkisi. |
Türkçe |
| Yudum |
Bir içişte yutulacak miktar. |
Arapça |
| Yulet |
Kuran-ı Kerim’de ihlas suresinde geçer doğmadı ve doğrulmadı anlamına gelir. |
Arapça |
| Yümna |
Sağ taraf. |
Arapça |
| Yümniye |
(bkz. Yümni). |
Arapça |
| Yumuk |
1. Açılmamış çiçek, gül goncası. 2. Uysal, sessiz, ağırbaşlı. |
Türkçe |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Yurdagül |
Ülkene gül. İlken için yararlı ol. |
Türkçe |
| Yurdanur |
Yurduna, ülkene ışık saç, aydınlat. |
Türkçe |
| Yurdusev |
Ülkeni, yurdunu sev. |
Türkçe |
| Yüsra |
Sol taraf. İnşirah ve talak surelerinde geçer. Kolaylık anlamıda taşımaktadır. |
Arapça |
| Zahide |
(bkz. Zahid). |
Arapça |
| Zahire |
(bkz. Zahir). |
Arapça |
| Zaide |
(bkz. Zaid). |
Arapça |
| Zaika |
(bkz. Zaik). |
Arapça |
| Zaime |
(bkz. Zaim). |
Arapça |
| Zakire |
(bkz. Zakir). |
Arapça |
| Zambak |
Güzel ve iri çiçekli bir süs bitkisi. |
Arapça |
| Zamire |
(bkz. Zamir). |
Arapça |
| Zara |
Anlamı bilinmiyor. |
Türkçe |
| Zarafet |
İncelik, güzellik, zariflik. |
Arapça |
| Zarife |
(bkz. Zarif). |
Arapça |
| Zatinur |
Aydınlık, nurlu kişi. |
Arapça |
| Zatiye |
(bkz. Zati). |
Arapça |
| Zayiçe |
Yıldızların belli zamandaki yerlerini gösteren cetvel. |
Farsça |
| Zebercet |
Zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı. |
Arapça |
| Zehra |
Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma'nın lakabı. |
Arapça |
| Zehre |
Çiçek. (bkz. Şükufe). |
Arapça |
| Zekavet |
Zeka, zeki-lik. |
Arapça |
| Zekire |
Belleği güçlü olan, unutmayan. |
Arapça |
| Zekiye |
Anlayışlı, kavrayışlı, zeka sahibi. |
Arapça |
| Zelal |
Berrak anlamında kullanılmaktadır. |
Kürtçe |
| Zelem |
Tüyü ve demir ucu bulunmayan küçük bir ok çeşididir. |
Arapça |
| Zeliha |
(bkz. Züleyha). |
Arapça |
| Zemine |
(bkz. Zemin). |
Farsça |
| Zenan |
1. Kadınlar. 2. (bkz. Nisa). |
Farsça |
| Zennişan |
Ünlü, tanınmış kadın. |
Farsça-Arapça |
| Zennur |
(bkz. Zinnur). |
Türkçe |
| Zerda |
Anlamı ve kökeni konusunda bilgi sahibi olan ziyaretçilerimiz bize yardımcı olabilirl |
Bilinmiyor |
| Zerefşan |
1. Altın saçan, altın saçıcı. 2. Altın kakmalı. 3. Bir lale türü. |
Farsça |
| Zergül |
Altın gibi. |
Farsça |
| Zergun |
Altın renkli, altın gibi san olan. |
Farsça |
| Zeria |
Vesile, bahane, fırsat. |
Arapça |
| Zernigar |
Altınla işlenmiş, yaldızlı. |
Farsça |
| Zernişan |
Kılıç gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme, süs. |
Farsça |
| Zerrin |
1. Altından mamul. 2. Altın renginde sarı. 3. Parlak. 4. Güzel kokulu bir cins çiçek. |
Farsça |
| Zertar |
1. Altın tel, sırma. 2.Güneş ışını. |
Farsça |
| Zerya |
Okyanus demek. |
Kürtçe |
| Zeyneb |
Değerli taşlar, mücevherler. Zeyneb binti Cahş: Peygamberimiz (s.a.s)' in hanımlarınd |
Arapça |
| Zeynep |
Değerli taşlar, mücevher |
Türkçe |
| Zeyniye |
(bkz. Zeyni). |
Arapça |
| Zeyno |
Zeynep adının bozulmuş hali. |
Türkçe |
| Zeyşan |
İki cihanda tek olan. Tam olarak anlamını bilen ziyaretçilerimiz Zeyşan isminin ta |
Bilinmiyor |
| Zeyyal |
Uzun etekli. |
Arapça |
| Zeyyan |
Süsler, pırıltılar. |
Arapça |
| Ziba |
1. Süslü, güzel. 2. Yakışıklı. |
Farsça |
| Zibaru |
Güzel yüzlü, dilber. |
Farsça |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Zican |
1. Canlı, canayakın, candan. |
Farsça |
| Zihniye |
(bkz. Zihni). |
Arapça |
| Zilan |
Yeniden doğuş anlamına gelmektedir. |
Kürtçe |
| Zinet |
Süs, bezek. |
Arapça |
| Zinnure |
(bkz. Zinnur). |
Arapça |
| Ziynet |
(bkz. Zinet). |
Türkçe |
| Ziyneti |
Süsle, bezekle ilgili |
Arapça |
| Zöhre |
Mitolojide, şehvet, müzik ve aşkı temsil eden ve divan edebiyatımızda zühre olarak ad |
Türkçe |
| Zübeyde |
Öz, asıl, cevher. |
Arapça |
| Zuhal |
Güneşe uzaklık bakımından altıncı durumda olan gezegen, satürn. |
Arapça |
| Zühdiye |
Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren. Türk dil kuralına göre "d/t" ola |
Arapça |
| Zühra |
Cennette bir çiçek. Bu isim hakkında daha fazla bilgi sahibi olan ziyaretçilerimiz |
Arapça |
| Zühre |
Çoban yıldızı, venüs. |
Arapça |
| Zülâl |
Saf, berrak, tatlı, hafif, güzel, soğuk su. * Yumurta akı |
Arapça |
| Zülal |
1. Hafif, saf ve tatlı su. |
Arapça |
| Züleyha |
Hz. Yusuf un hanımı, güzelliğiyle ünlenmiştir. |
Arapça |
| Zülfa |
Yakınlık, yaklaşma. |
Osmanlıca |
| Zülfibar |
Dağılmış, saçılmış saç. |
Farsça |
| Zülfiyar |
Sevgilinin zülüflü saçı. |
Farsça |
| Zülfiye |
Saçları çok güzel olan |
Arapça |
| Zülfizar |
Ağlayan, inleyen saç. |
Farsça |
| Zülüf |
Saçın adrift halinden, atraktif bir görüntü sağlamak amacıyla, ayrıca üzerine yoğunla |
Türkçe |
| Zümra |
1. Güzel, iyi ahlaklı. 2. Cesur, yiğit, yürekli. 3. Zeki, bilgili kadın. |
Arapça |
| Zümrüt |
Parlak yeşil renkli kıymetli taş. |
Arapça |
| Zürare |
Saçıntı, saçılan şey. |
Arapça |
|
|
|
|
|
Web Stats
Sitemizde Yayınlanan haber, Yazı, Video, Makale ve Dökümanları
Sitemiz Paylaşım Amaçlı Sunar Ve Hiçbir Sorumluluk Kabul Etmez. |
| |
|
son meclis aritmetiği,
Türkiye ve Arap ülkeleri Suriye,
MHP Skandal Kasetler Açıklandı ,
galatarsay yorumu,
öğretmen atamsında yeni dönem,
Bankaların İzne Tabi İşlemleri ile Dolaylı Pay Sahipliğine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik,
Günaydın Futbol Spor Programı Lig Tv maç özetleri Schalke 2-1 İnter Milan,
Fethullah Gülen ilk kez kullandı,
israilin saldırısının görü tanıklarından açıklama ,
fetih rekor kırdımı,
Ataköy Cumhuriyet Anadolu Lisesi İSTANBUL ,
2011 YGS Sınavı Soruları ve Çözümleri TRT Canlı İzle - VİDEO - 27.03.2011,
Dereveoava köyü,
Bir zamanlar osmanlı son bölüm izle,
kahverengi domates,
Van da 3 Günde 142 Bin 900 Paket Kaçak Sigara Ele Geçirdi,
gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı. Samsun Şehidi Fikret Özer,
nin Birincisi olan Max Canlı Yayında Haber Türk 1 Güne Konuk Oldu.Canlı Yayında Yetenek sizsinize nasıl hazırlandıklarını meksin nasıl bir köpek olduğu,
nun Sızdırılması İle İlgili Açıklaması 02.09.2011 ,
egemen şahin,
Magnifico Presenze fragmanı izle,
f) (4842 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile kaldırılmıştır.) ,
VİDEO-ATV Kenan Işık Kim Milyoner Olmak İster Atilla İhan-Tuğçe Aydın Full Tekrar İZLE 07 Şubat 2012,
2011-1796 Bazı Alanların Turizm Merkezi ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi Olarak İlanı Hakkında Karar,
Türkiyenin bu günkü maçının özeti,
Amerika ve Avrupa ekonomilerinde yaşanan olumsuz gelişmeler doların ateşini yükseltti. Dolar,
Mersin Kızkalesi planör ile havadan çekim görüntüsü izle,
Gençlerbirliği ( 4 - 2 ) Beşiktaş Maçının Geniş Özeti Trt Stadyum,
Siverek Anadolu Lisesi,
ili Hak ve eşitlik partisi millet vekili aday listesi 12 haziran 2011 Kah.Maraş ili Hepar,
|
| |
|