HaberGO.Com - Habere Giden Yolunuz - Son Durum Haberler
Önceki Önceki
R - S - Ş Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları

R - S - Ş Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları

  Bu Haber 02.01.2010 03:17:51 Eklenmiştir. 3214 Kez Okunmuştur.
R - S - Ş Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları R - S - Ş Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları

  



İsim Anlamı Kökeni
Rabıta 1. İki şeyi birbirine bağlayan şey, bağ. 2. Münasebet, ilgi. 3. Bağlılık, mensub olma Arapça
Racife Sur'un kıyamette bütün canlıları öldürecek olan ilk üflenişi. Arapça
Raciye 1. Rica eden, yalvaran. 2. Umutlu. Arapça
Radife Kıyamette üfürülecek surun ikincisi Arapça
Radiye Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen. Arapça
Rafia Her çeşit ayaklık ve destek. Arapça
Rağbet İstek, arzu. İstekle karşılama. Arapça
Rağibe (bkz. Rağıb). Arapça
Rahe Avuç içi, el ayası. Arapça
Rahile Rahat, sakin. Arapça
Rahime Hafif sesli, latif konuşan kadın demektir, (bkz. Rahim). Arapça
Rahiye Bal arısı. Arapça
Rahmiye (bkz. Rahmi). Arapça
Rahna Lazca da örümcek anlamına gelmektedir. Lazca
Rahşan Parıltılı. Işıltı. Farsça
Rahşende Parıldayan, parıldayıcı. Farsça
Raide Gürleyen bulut. Arapça
Raife (bkz. Raif). Arapça
Raika Sade, saf, katışıksız. Arapça
Rakide Durgun, sessiz, hareketsiz. Arapça
Rakika (bkz. Rakik). Arapça
Ramiye (bkz. Rami). Arapça
Ramize (bkz. Ramiz). Arapça
Rana 1. Güzel, hoş latif, parlak. Çok iyi, çok ala. 2. Arapça'da "er'an" kelimesinin mücnn Arapça
Rasafet Sağlamlık, dayanıklılık. Arapça
Raşan Titreme, titreyiş. Arapça
Rasanet Sağlamlık, dayanıklılık, melanet. Arapça
Rasia Kabara. Kabara gibi yer yer konulan süs. Arapça
Raşide (bkz. Raşid). Arapça
Rasife Rıhtım, su içine yapılan set. Arapça
Rasiha (bkz. Rasih). Arapça
Rasime 1. Âdet, töre. Merasim, tören. 2. Formalite. Arapça
Rasiye Büyük dağ. Arapça
Ratibe (bkz. Ratib). Arapça
Raufe (bkz. Rauf). Arapça
Ravza Çimeni, ağacı bol olan yer, bahçe. Ravza-i Mutahhara; Rasulullah'ın medfun olduğu mek Arapça
Rayiha Güzel koku. Arapça
Raziye Kabul eden, rıza gösteren, boyun eğen. Arapça
Raziyenur Kabul eden, rıza gösteren, boyun eğen anlamını taşıyan raziye ile nur isimlerinin bir Arapça
Rebab 1. Bir çeşit kemençe. 2. Arapça'da dostlar anlamına gelir. Hz. Hüseyin'in hanımının i Farsça
Rebia (bkz. Rebi). Arapça
Rebiye 1. Kış sonlarında yapılan ekim. 2. Eskiden ozanların bahara girerken büyüklere sunduk Arapça
Refah Bolluk, rahatlık, sıkıntı içinde olmamak. Arapça
Refahet Bolluk, gürlük. Arapça
Refakat Refildik arkadaşlık, yoldaşlık. Arapça
Refhan Varlık içinde yaşayan. Arapça
Refia (bkz. Refı). Arapça
Refiha (bkz. Refih). Arapça
Refika Eş, kan, zevce. Arapça
Reftar Salınarak, edalı yürüyüş. Farsça
İsim Anlamı Kökeni
Rehamet Sesin ince, yavaş ve tatlı olması. Arapça
Rehaset 1. Tazelik, yumuşaklık. 2. Ucuzluk. Arapça
Rehnüma Yol gösteren Arapça
Rekanet Ağırbaşlılık, gururluluk. Arapça
Rekine (bkz. Rekin). Arapça
Remide Ürkmüş, korkmuş. Farsça
Remle Çölde bulunan kristal biçimindeki kum tanesi. Anlamının eksik, yanlış yada bu isim Arapça
Remziye (bkz. Remzi). Arapça
Rengidil Türk müziğinde bir makam. Farsça
Rengin 1. Renkli, parlak renkli. 2. Güzel, hoş. Süslü. Farsça
Renginar Nar renginde olan. Türkçe
Rengül Gül rengi. Türkçe
Resa Yetişen, yetiştiren, erişen. Farsça
Resane Özlem, hasret. Farsça
Resanet Sağlamlık, metanet. Arapça
Reşide Yetişmiş, olgunlaşmış, ermiş. Farsça
Resmigül Gül gibi güzel, gül biçiminde. Farsça
Resmiye (bkz. Resmi). Arapça
Revaha (bkz. Revah). Ünlü sahabi Abdullah b, Revaha'nın babası. Arapça
Revnak Parlaklık, güzellik, tazelik, süs. Arapça
Revzen Pencere. Arapça-Farsça
Reyda Nart mitolojisinde dans tanrısının adıdır. Çerkezce
Reyhan 1. Fesleğen, güzel kokulu bir süs bitkisi. 2. Rızık, geçimlik, rahmet anlamına da gel Arapça
Reyhane Çiçek bahçesi Efendimizin (s.a.s) zevcelerinden birinin adı Reyhan
Reyna Bir daha, yeniden, tekrar Kürtçe
Reyya Güzel koku, reyhan. Arapça
Reyye Çokluk, fazlalık, kesret. Osmanlıca
Rezzan Ağırbaşlı, ağır, onurlu. Arapça
Rıfkıye (bkz. Rıfkı). Arapça
Rihem Yağmur yağdığında toprağın kokusu. Arapça
Rikkat İncelik, naziklik. Sevecenlik, acıma duygusu. Arapça
Rima Dişi ceylan yavrusu Bilinmiyor
Rimayet Atıcılık, ok, kurşun, gülle gibi şeyleri almada usta. Arapça
Rindan Dünya işini boş görenler, alçakgönüllüler, kalenderler. Farsça
Risale 1. Mektup. 2. Kısa yazılmış, küçük kitap. 3. Dergi, mecmua. Arapça
Rojda Gündoğumu; güneşin doğduğu an, yeni bir gün. Kürtçe
Ronahi Aydınlık Kürtçe
Ronay Dolunayda ay bazı haller geçirir. Ronay ismide ayın hallerinden biridir. İsim hakk Arapça
Ruhan Güzel kokan, güzel kokulu. Farsça
Ruhfeza Yükselen ruh, yüksek ruh. Türkçe
Ruhinur Nurlu, aydınlık yüzlü. Farsça-Arapça
Ruhişen Şen, neşeli, canlı kimse. Arapça-Farsça
Ruhiye (bkz. Ruhi). Arapça
Ruhnevaz 1. Ruh okşayan. 2. Türk müziğinde bir makam. Farsça
Ruhsade Yanağını, yüzüne süren, yüzünü sürmüş. Farsça
Ruhsal Ruhla ilgili olan, ruhi. Türkçe
Ruhsar Yanak. Yüz, çehre. Farsça
Ruhsare (bkz. Ruhsar). Farsça
Ruhşen (bkz. Ruhişen). Arapça-Farsça
Ruhugül Güzel, temiz, latif kimse, gül ruhlu. Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Ruhunur (bkz. Ruhinur). Türkçe
Ruken Güler yüz anlamına gelmektedir. Kürtçe
Rukiye Büyüleyici, sihirleyici, efsun. Peygamberimizin kızlarından birinin adıdır. Arapça
Rükunet Ağırbaşlılık, gururluluk. Arapça
Rümeysa 1. Küçükköpek Takımyıldızı’nda en büyük yıldızın adı. 2. Oğlunu peygamberimi Arapça
Rumman Nar cennet meyvasıdır bu ismin manasıda nar`dır. Herkese öneriyorum.. Arapça
Rüveyda Hoş, ince, nazik, Rüveyde. Arapça
Rüveyde (bkz. Rüveyda). Arapça
Rüveyha Zariflik, incelik. Arapça
Rüvide (bkz. Rüveyde). Arapça
Rüya 1. Uyku sırasında görülen şey, düş. 2. Hayal, umut. Arapça
Rüyan Rüyanın görüldüğü gün, senin gördüğün rüya Arapça
Ruzan Günler, gündüzler. Farsça
Ruze Oruç demektir. Ruze-oruze-oruz-oruç. Farsça
Ruziye Gündüze ait, gündüzle ilgili. Farsça
Saadet Mutluluk, kutluluk, bahtiyarlık. Arapça
Sabahat Güzellik, letafet. Arapça
Sabahnur Sabah ışığı, aydınlığı. Arapça
Sabia (bkz. Sabi). Arapça
Sabiha Güzel, latif, şirin. Arapça
Sabihat 1. Gemiler. 2. Yıldızlar. 3 İmanlıların ruhları. Arapça
Sabire (bkz. Sabır). Arapça
Sabite 1. Hareket etmeyen yıldız, gezegen olmayan yıldız. 2. Matematik formülünde değeri değ Arapça
Sabiye Küçük kız çocuğu, küçük kız. Arapça
Sabrinnisa Kadınların sabırlısı. Arapça
Sabriye (bkz. Sabri). Arapça
Saçı Düğün armağanı. Gelinin başına saçılan şeker, arpa, para gibi şeyler. Türkçe
Sacide (bkz. Sacid). Arapça
Sada Ses, yankı. Arapça
Şadan Keyifli, neşeli, sevinçli. Farsça
Sadberk 1. Yüz yapraklı, katmerli. 2. Katmerli bir gül türü. Farsça
Sadedil 1. Temiz yürekli. 2. Saf, bön. Arapça-Farsça
Sadegül Bir gül kadar sade, temiz ve güzel. Arapça-Farsça
Sadıka (bkz. Sadık). Arapça
Sadiye (bkz. Sadi). Arapça
Şadkam Çok sevinçli. Farsça
Şadnak Gönlü memnun. Farsça
Sadriye (bkz. Sadri). Arapça
Şaduman Sevinçli, neşeli, memnun. Arapça
Şafaknur Şafak aydınlığı. Arapça
Safigül Gül gibi, katıksız, saf, duru, temiz. Arapça-Farsça
Safiha Yassı düz ve geniş yüz, levha. Levha halinde bulunan maden, saç. Arapça
Safinaz Çok nazlı, çok naz eden. Farsça
Safinur Çok nurlu, çok aydınlık, temiz kimse. Arapça
Safira Bu ismin anlamı hakkında bilgisi olanlar bizi bu konuda bilgilendirebilirlerse minnet Bilinmiyor
Safire 1. İnce güzel ses. 2. Islık. Arapça
Safiye Katışıksız, katıksız, halis, temiz. Saflık, halislik. Arapça
Safiyet Saflık, temizlik, masumluk. Arapça
Sahabet Sahip çıkma. Koruma, arka olma, yardım etme. Arapça
Sahaf Rahatlık veren, eğlendiren, güldüren.. Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Şahande Mutlu, memnun. Farsça
Şahane Hükümdarlara yakışacak kadar güzel, eksiksiz olan. Farsça
Sahara Çöl,Ayrıca Tunus’ta bir çölün adı. Arapça
Sahba 1. Al, kızıl. 2. Şarap, kırmızı şarap. Arapça
Şahbanu Hükümdar eşi, şah hanımı. Farsça
Şahbender Konsolos. Farsça
Şahdane İri inci tanesi. Farsça
Şaheser Değerli, üstün nitelikli. Kalıcı, değerli, üstün yapıt. Farsça
Şahhanım Hanım sultan. Şah ve hanım kelimelerinden birleşik isim. Farsça
Sahiba Bir şeyi elde etmiş olan Arapça
Sahibe 1. Sahip. Koruyan, gözeten. 2. Bir iş yapmış olan. 3. Herhangi bir niteliği olan. Arapça
Şahıgül Gül dalı. Farsça
Şahika Zirve, doruk, dağ tepesi. Arapça
Sahil Deniz, nehir, göl kıyısı. Arapça
Şahine (bkz. Şahin). Arapça
Sahire 1. Geceleri uyumayan, uykusuz. 2. Büyücü, büyüleyici güzel. Arapça
Şahmelek Melekler kadar güzel, güzellikte lider. Farsça-Arapça
Şahnaz Çok nazlı. Farsça
Şahnisa 1. Hükümdar kadın, hükümdar karısı. 2. Kadınların şahı, üstün nitelikli, değerli kadı Farsça-Arapça
Şahnur 1. Kaynak, ışık kaynağı. 2. Münevver. Arapça-Farsça
Sahra Kır, ova, çöl. Arapça
Sahranur Çöldeki kutsal ışık Bu ismin anlamının hatalı yada eksik olduğunu düşünüyorsanız b Arapça
Şahsınur Nurlu kişi, aydınlık kimse. Arapça
Saide (bkz. Said). Arapça
Saika (bkz. Saik). Arapça
Saime (bkz. Saim). Arapça
Saire (bkz. Sair). Arapça
Şakayık Bahçelerde yetiştirilen, pembe, kırmızı alaca çiçekler açan, çok yıllık süs bitkisi. Arapça
Sakıba 1. Parlak, ışıklı. 2. Delen, delik açan. Arapça
Sakine 1. Hareketsiz, kımıltısız, durgun. Sessiz. 2. Heyecanı veya kızgınlığı olmayan. Arapça
Şakire (bkz. Şakir). Arapça
Salâh Selametle anlamını taşır. Arapça
Saliha Dinin emir ve yasaklarına uyan, iyi ahlak sahibi (kadın). (bkz. Salih). Arapça
Salime (bkz. Salim). Arapça
Salise 1. Üçüncü. 2. Saniyenin altmışta biri. 3. Binbaşılık derecesinde mülki rütbe. Arapça
Salkım Üzüm gibi birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan yemiş. Üzerinde kısa saplı dalla Türkçe
Samahat Cömertlik, el açıklığı, iyilikseverlik, (bkz. Semahat). Arapça
Samani Saman rengi, açık sarı. Gür. Farsça
Samia İşitme duygusu, hissi. Arapça
Şamile (bkz. Şamil). Arapça
Samime (bkz. Samim). Arapça
Samira Samir kökünden gelir. Gecenin arkadaşı, sabah yıldızı ve gece insanı gibi anlamları v Arapça
Samire Meyveli, meyva veren. Arapça
Samiye Yüksek, yüce. Arapça
Samiyenur Nurlu büyük, yüce Arapça
Samyeli Güneyden esen sıcak rüzgar Arapça
Sanem 1. Put. 2. Çok güzel kadın. Arapça
Sanevber 1. Çam fıstığı. Çam fıstığı kozalağı. 2. Sevgilinin boyu-posu. Arapça
Sania Düzme, uydurma iş, tuzak, hile. Arapça
Saniha (bkz. Sanih). Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Saniye 1. Bir dakikanın veya derecenin altmışta biri. 2. İkinci derecede mülki rütbe. Arapça
Sannur Nurlu, ışıklı, güzel. Türkçe
Şanveri 1. İri ve iyi cins inci. 2. Hükümdara yakışan, hükümdara uygun. Farsça
Sara 1. Prenses. 2. (Fars.) Hz. İbrahim'in hanımı. 3. Halis, katkısız, temiz. İbranice
Sarçe Serçe. Farsça
Sare Saf, temiz, kalabalık, topluluk anlamları da var(Osmanlıca) Bilinmiyor
Sarıçiçek 1. Sarı renkli çiçek. 2. Artvin ve çevresinde oynanan bir tür halk oyunu. Türkçe
Sarife -(bkz. Sarif). Arapça
Sariha (bkz. Sarih). Arapça
Sarime (bkz. Sarim). Arapça
Sarmaşık Koyu yeşil renkli, değişik biçimli yapraklan olan tırmanıcı bir bitki. Türkçe
Sarra Sevindirici, sevinçli. Arapça
Satı 1. Satma, satış. Alışveriş. 2. Düğün armağanı. Türkçe
Satıgül (bkz. Satı). Türkçe
Şayan Uygun, yakışır, münasip, layık. Farsça
Sayeban 1. Sayvan, gölgelik. Büyük çadır. 2. Koruyan. Farsça
Şayeste Layık uygun, münasip. Farsça
Sayezar Gölgelik. Farsça
Sayfiyye Yazlık, yazlık ev. Arapça
Şaygan 1. Layık, yakışır, münasip, yansır. 2. Ucuz, bol, çok. Farsça
Saygül 1. (bkz. Saygın). 2. Nadir, eşsiz gül, sayılı gül. Türkçe
Şaziment Allah'ın adamı, Allah'a ait olan, O'nun yolundan giden kişi Arapça
Şazimet Kimseye benzemeyen, farklı, tek, eşsiz. Arapça
Şaziye (bkz. Şadiye). Arapça
Seba Yedi. İslam öncesi Sami ve Arap kavimleri yedi sayısının kutsal bir nitelik taşıdığın Arapça
Sebahat (bkz. Sabahat). Arapça
Sebla Uzun, kirpikli göz. Arapça
Şebnem Havada buhar durumundayken gecenin serinliğiyle yerde ya da bitkilerin üzerinde topla Farsça
Şebnur Gecenin nuru, gecenin ışığı, aydınlığı. Arapça-Farsça
Sebuçe Küçük kap. Küçük testi. Farsça
Şebyelda Yılın en uzun gecesi (22 Aralık). Farsça
Seçgül Seçilmiş gül. Türkçe
Şecia (bkz. Şeci). Arapça
Seçil Benzerleri arasından seçil, beğenil, üstün ol, sevgi ve saygı gör. Türkçe
Seda Ses. Yankı. Arapça
Sedacet Sadelik. Arapça
Sedef 1. Bazı deniz hayvanlarının (midye, istiridye gibi) sert, beyaz ve parlak kabuğu. 2. Arapça
Seden Uyanık, tetikte, gözü açık olan. Türkçe
Şefakat Şefkat, acıyarak ve esirgeyerek sevme. Arapça
Şefika (bkz. Şefik). Arapça
Sefine 1. Vapur, gemi. 2. Uzayın güney yarımı. Arapça
Segah Segah (Segâh), Klasik Türk müziğinde si perdesi ve bu perdedeki makam. Türkçe
Sehabe Tek bulut. Arapça
Şehbal Kuş kanadının en uzun tüyü. Farsça
Seher Sabahın gün doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı. Arapça
Sehhare Çok güzel, büyüleyici kadın. Arapça
Şehime (bkz. Şehim). Arapça
Şehla 1. Koyu mavi ela göz. 2. Hafif, tatlı şaşı. Arapça
Sehle 1. Yumuşak. 2. Kolay. 3. Taze, körpe. Habeşistan'a hicret eden kadın sahabelerden. Arapça
Şehnaz 1. Türk musikisinde mürekkep bir makam ve perde. 2. Çok nazlı. Farsça
İsim Anlamı Kökeni
Şehper Kuş kanadının en uzun tüyü. Farsça
Şehrazat Kendi kendine yaşayan, özgür. Farsça
Şehrinaz Türk müziğinin en eski makamlarından. Farsça
Şekibe (bkz. Şekib). Arapça
Sekime Dayanıklılık, dayanma, karşı koyma. Arapça
Sekine Sakin olma, sükunet. Huzur, gönül rahatlığı. Arapça
Şekûre Çok şükreden, şükredici, değer bilen. Arapça
Şelale Büyük bir akarsuyun yüksekten düşmesiyle meydana gelen büyük çağlayan, çavlan. Arapça
Selame (bkz. Selam). Arapça
Selay Sel-ay Türkçe
Selcen Cennetteki kuş ve çiçek ismi; 1071 Malazgirt Zaferi kahramanı Alparslan’ın eşin Bilinmiyor
Selda Sel, taşkın su. Türkçe
Seldağ Dağları aşan sel, coşku. Türkçe
Seldanur Nur seli. Türkçe
Selena Güzellik, bereketli, yağmur (Anlamının farklı yada eksik olduğunu düşünüyorsanız biz bilinmiyor
Selenge / Selenga Moğolistan’da (Orta Asya) bir nehir. Moğolca
Seli Yavaş akan su. Farsça
Selile Yeni doğmuş ilk kız çocuğu. Arapça
Selime (bkz. Selim). Arapça
Selin 1. Gür akan su. 2. Orta Asya'da yetişen, bodur, sürekli yeşil kalan bitki. Türkçe
Selinay Ay gibi parlak ve gür akan su. Selin ve ay kelimelerinin birleşiminden meydana gelmek Türkçe
Selma 1. Barış içinde bulunma, huzur, erinç. 2. Güzel, hoş (kadın). Arapça
Selmin Barış yanlısı, barış ve sevgi duygusuyla dolu. Arapça
Selnur Nur seli, ışık seli. Türkçe
Selva 1. Bal. 2. Büyük bıldırcın. Tih çölünde bulundukları sürece, israiloğullarına Allah t Arapça
Selver Lider, önder anlamındadır. İsim hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olan ziyaretçilerimiz Bilinmiyor
Selvet Gönül rahatı. Arapça
Selvi Yaz-kış yeşil kalan ince uzun bir ağaç Türkçe
Selvihan Selvi ve han kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isim. Türkçe
Sema 1. İşitme, duyma. Musiki dinleme. 2. Gökyüzü. 3. Felek. 4. Mevlevilikte musiki eşliği Arapça
Semane (bkz. Seman). Farsça
Semaniye Sekiz. (bkz. Seman). Arapça
Semanur Nurlu gökyüzü Arapça
Semavat Gökler. Arapça
Semen Yasemin. Farsça
Semenber Göğsü yasemin gibi beyaz olan. Farsça
Semenbu Yasemin kokulu. Farsça
Sementen Yasemin renkli. Farsça
Semerat 1. Yemişler, meyveler. Faydalar, verimler. 2. Neticeler. 3. Devlete ait mülklerden al Arapça
Semiha (bkz. Semih). Arapça
Şemime Güzel kokulu şey. Arapça
Semina İşitme , Işık. Hurma ağacını ilk diken kızın adı. Hz. Adem in 2. kızının adı. Arapça
Semine (bkz. Semin). Arapça
Şeminur Mum ışığı, mum aydınlığı. Arapça
Semiramis Doğu mitolojisinde adı geçen, dünyanın 7 harikasından biri olan Babil'in asma bahçele İbranice
Semire (bkz. Semir). Arapça
Semra Esmer. Arapça
Şemsinisa Kadınların güneşi. Güneş gibi kadın. Farsça
Şemsinur Güneşin ışığı, nuru. Arapça
Semure Çoğalan, zengin olan, meyve veren verimli. Ashabın kullandığı isimlerden. Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Şen Neşeli, sevinçli. -Daha çok iki isimlerde kullanılır. Şener, Şenol. Farsça
Senabil Başaklar. Arapça
Senan Işıklı, parlak. Arapça
Senaver Öven, metheden. Arapça-Farsça
Senay Sen aysın, ay gibi güzelsin. Türkçe
Sene Sahabelerden ümmü halid’in kızının peygamberimizce seslenmesi anlamı: güzel kız Habeşçe
Senem Put, (bkz. Sanem). Arapça
Senevat Seneler, yıllar, sinin. Arapça
Sengül Sen gülsün, gül gibi güzelsin. Türkçe
Şengün Sevinçli, ferah gün. Farsça-Türkçe
Seniha İnciler, süs, bezek. Arapça
Seniye Yüksek, yüce, ali, bülend. Arapça
Şenol Şen ve mutlu ol. (bkz. Şenel). Farsça-Türkçe
Sepide Tan vakti. Farsça
Sera Saray. Büyük konak. Köşk. Farsça
Serab Çöllük arazide, ışık kırılması sonucu görülen aldatıcı gerçek olmayan hayal, ılgım, s Farsça
Seraçe Saraycık, küçük saray, konak. Farsça
Seran Işıklı, parlak. Arapça
Serap Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanılması Türkçe
Şerare Kıvılcım. Arapça
Seray 1. Ay gibi güzellerin başı. 2. Büyük konak. Saray. Farsça
Serda Türkçe’de baş anlamına gelen ser ve yüce anlamına gelen da kelimelerinin birleş Türkçe
Serdil Baş, gönül. Farsça
Şerefnaz Çok nazlı. Arapça-Farsça
Serenay Seren ve ay kelimelerinden birleşik isim. Seren, Yelkenli gemilerde direkler üzerinde Türkçe
Serengül (bkz. Serendil). Baş gül. Güllerin birincisi. Türkçe
Şerife (bkz. Şerif). Arapça
Serin Ilıkla soğuk arası Türkçe
Seriye Hz. Peygamber (s.a.s)'in bulunmadığı küçük askeri birliklere verilen ad. Arapça
Serkız Baş kız, kızların, güzellerin başı. Farsça-Türkçe
Serma Soğuk kış. Farsça
Sermelek Meleklerin başı, melek kadar güzel ve iyi. Farsça
Şermende Utangaç, çok utanan, mahcup. Farsça
Şermi Sırrına erilemeyen doyumsuz güzellik Osmanlıca
Sermin Nermin, Şermin gibi adlara benzetilerek yapılmıştır. Türkçe
Sernaz Çok nazlı. Farsça
Sernevaz Baş okşayan, sevecen. Farsça
Sernur Baş ışık. İlk ışık. Farsça
Serpil İyi geliş, büyü, güzelleş. Türkçe
Serpin Yağmur. Türkçe
Serra Genişlik, kolaylık. Arapça
Serraç 1. Çok sevilen, sayılan kimse, baştacı. 2. (Ar.) Saraç. Farsça
Serva Söz, masal. Farsça
Servinaz 1. Dallan yana sarkan servi. 2. Uzun boylu sevgili. Farsça
Sesil 1 Bir organizmanın sap, gövde ve pedisel gibi yapıları olmaksızın doğrudan bir yere o Bilinmiyor
Sesin 1-Başta olan 2Senin sesin, temsilci. Türkçe
Şetaret Neşe, sevinç, şenlik. Arapça
Setenay Çerkes dilinde bir anlamı ’’gözümün nuru’’ dur. Bir diğer anl Çerkez
Seval Severek al, hep sev. Türkçe
Sevay Sevimli ay. Türkçe
İsim Anlamı Kökeni
Sevban Giyinen, kuşanan. Hz. Peygamber'in azatlısının adı. Arapça
Sevda 1. Bir şeye karşı hissedilen şiddetli arzu. 2. Şiddetli sevgi, aşk. 3. Aşırı istek, h Arapça
Sevde Siyah, esmer, esmer güzeli. Mü'minlerin annelerinden birisi Hz. Sevde. Arapça
Sevdekar Sevdalı. Arapça-Farsça
Sevenay (bkz. Sevay). Türkçe
Sevencan (bkz. Sevcan). Türkçe
Sevengül Sevimli gül, sevgiyi hatırlatan gül. Türkçe
Sevengün (bkz. Sevgün). Türkçe
Sevgi Sevme hissi, aşk muhabbet. Türkçe
Sevginaz Çok nazlı, sevgili. Türkçe
Sevi Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, aşk. Türkçe
Sevil Her zaman sevilen, beğenilen biri olma temennisi. Türkçe
Sevilay Ay gibi her zaman sevil. Türkçe
Sevim 1. Sevme, muhabbet. 2. Başkalarının sevmesine sebeb olan vasıf, cazibe. Türkçe
Sevinç Bir halden hoşnut olmanın doğurduğu heyecan. Türkçe
Şevkidil Gönül neşesi, gönül sevinci. Arapça-Farsça
Şevkiye (bkz. Şevki). Arapça
Sevnaz Çok nazlı sevgili. Türkçe
Sevnur Sevgi nuru, ışığı, aygınlığı. Türkçe
Sevtap Tapılacak kadar sevgi duyulan. Türkçe
Şeybe (bkz. Şeyban). Arapça
Şeyda Aşk çılgını, çok tutkun, aşık. Farsça
Şeydagül (bkz. Şeyda). Farsça
Şeydanur (bkz. Şeyda). Farsça
Seyfiye (bkz. Seyfı). Arapça
Seyla Sel suyu. Farsça-Arapça
Şeyma 1. Bedeninde ben veya benzer bir izi olanlar. 2. Hz. Peygamber'in süt kardeşi. Arapça
Şeymanur Şeyma ve Nur kelimelerinin birleşimininden oluşmuş bir isimdir. Ayrıca Şeyma ve Nur i Arapça
Seyra İçeri atmak, rastlamak, karşılaşmak Gürcüce
Seyyal Akan, akıcı, akışkan. Arapça
Seyyare Güneşin çevresinde belli bir eğri çizerek dolaşan yıldız, gezegen. Arapça
Seyyide (bkz. Seyyid). Muhterem (kadın). Arapça
Sezan Sezgili. Türkçe
Sezay (bkz. Sezan). Türkçe
Şezerat İşlenmeden maddenin içinde toplanan altın parçaları. Süs olarak kullanılan inci ve al Arapça
Sezin (bkz. Sezgin). Türkçe
Şiar İlke,Ülkü,Düstur Arapça
Sibel 1. Buğday başağı. 2. Henüz yere düşmemiş yağmur damlası. 3. Eski Türklerdeki bir tanr Türkçe
Sıcak Sıcakkanlı, cana yakın Türkçe
Sidelya Cennette açan çiçek Bilinmiyor
Sıdıka Çok doğru, yalan söylemeyen. Hz. Aişe ve Hz. Meryem'in lakabı. Arapça
Sıdkiye İç yürek temizliğiyle doğrulukla ilgili, (bkz. Sıdıka). Arapça
Sidre Arabistan kirazı. Arapça
Şifa İyi olma, kurtulma. Arapça
Şihban 1. Kıvılcımlar. 2. Akan yıldızlar. Arapça
Şiir Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi Türkçe
Sikaye Su içecek kab. İçilecek suyun toplanması için yapılan yer. Arapça
Şikayet 1. Birine içecek su verme vazifesi. 2. Ka'be sakalığı, Mekke'de hacılara zemzem dağıt Arapça
Şilan Yaban gülü. Dağ gülü gibi anlamlarına gelir. (Kuşburnu) Kürtçe
Sılay Sıla ve Ay kelimelerinden türemiş bir isimdir. Ay özlemi anlamı taşımaktadır. Türkçe
İsim Anlamı Kökeni
Sima 1. Yüz, çehre, beniz. 2. Kimse, insan, tip. Farsça
Şimal Yön olarak Kuzey. Arapça
Simay Gümüşten ay, gümüş gibi parlak ay. Türkçe
Simber Göğsü gümüş gibi olan. Farsça
Şimel Sol, sol taraf. Sağın ve cenubun zıddı. Kuzey anlamlarını taşır. Ayrıca zazaca Sa Türkçe
Simge İşaret, sembol. Türkçe
Simin Gümüşten, gümüş gibi, gümüşe benzeyen parlak ışıltı. Farsça
Simla Simla, karlarla kapli anlamina gelir. Hindistan’daki şehrin adinin simla olmasi Hintçe
Simre Yıldızın yeryüzüne yansıması hali Bulgar
Simruy Gümüş yüzlü, gümüş gibi parlak, ışıltılı yüzü olan. Farsça
Simten Teni gümüş gibi güzel, parlak olan. Farsça
Sincan Gülgillerden, Doğu Anadolu bölgesinde yetişen, kırmızı ya da kan kırmızısı renkte çiç Türkçe
Sine 1. Göğüs. 2. Gönül, yürek. İç derinlik. Farsça
Sinejan Gözümün nuru anlamına gelmektedir. Çerkez
Sinem Gönlüm, yüreğim, çok sevdiğim. Farsça-Türkçe
Sinemis Gözümde anlamını taşımaktadır. Çerkez
Sineris Gözümün İçi Çerkezce
Sipar 1. Feda eden, veren. 2. Suya kanmış. 3. Taze, körpe. Farsça
Şiraze 1. Kitap ciltlerinin iki ucunda bulunan ve yaprakları muntazam tutan, ibrişimden örül Farsça
Şirem Tatlım, bana ait şire Türkçe
Siren Mitolojide geçen, denizde kayalar üzerinde gemicilere şarkılar söyleyen, belden aşağı Türkçe
Sirfiraz Başını yukarı kaldıran yükselten, benzerlerinden üstün olan. Aslı Serfıraz'dır. Farsça
Şirin Sevimli, cana yakın. Farsça
Sırma 1. Altın yaldızlı veya yaldızsız ince gümüş tel. 2. Rütbe gösteren sarı şerit. Sırmad Türkçe
Sırriye (bkz. Sırrı). Arapça
Sitare Yıldız. Farsça
Sitaregan Yıldızlar. Farsça
Siva Başka, gayrı özge. Arapça
Sivar Bilezik, bileklik. Arapça
Şive Naz, eda. Farsça
Şivekar Nazlı, edalı, işveli. Farsça
Sıyanet Koruma, korunma. Arapça
Sohbet Görüşüp, konuşma, arkadaşlık. Arapça
Şöhret Şöhretli, ünlü, şöhreti ağızlarda dolaşan. Arapça
Solmaz Her zaman taze, körpe ve genç. Türkçe
Songül Sonbahar'ın sonlan, kış başlangıcında uçan gül. Türkçe
Sönmezay Işığı hiç sönmeyen ay. Türkçe
Sonnur (bkz. Sonay). Türkçe
Sontaç Eşsiz taç. Türkçe
Sonver Son olması istenen çocuklara verilen isimlerden. Türkçe
Soyhan Han soyundan gelen. Türkçe
Soykan Asil, soylu. Türkçe
Su Rengi, kokusu ve tadı olmayan, saydam, sıvı madde Türkçe
Suad Mutlulukla, saadetle ilgili, mutlu. Sa'd isminin müennesidir. Arapça
Şuara Kuranda sure ismi. Şairler anlamına gelmektedir. Arapça
Suat Mutlu, mutlulukla ilgili Arapça
Subhiye (bkz. Subhi). Arapça
Şüceyne Ağaçcık, nihal. Arapça
Sudan Su gibi güzel, parlak. Türkçe
Sude Sürmüş, sürülmüş, ezilmiş Farsça
İsim Anlamı Kökeni
Sudegül Sude ve Gül kelimelerinin birarada kullanılması ile meydana gelmiştir. Bknz: Sude, Gü Türkçe
Sudem Sude isminin aitlik eki almış halidir. Sude : sürmüş, sürülmüş, ezilmiş . Arapça
Sudenaz Boyalı, sürmeli ve Nazlı olan. Arapça
Sudiye (bkz. Sudi). Arapça
Süeda Kutlu, uğurlu insanlar. Arapça
Sufle Tiyatro oyunlarının temsili sırasında oyuncuların sözlerini unutmamaları için sahne k Fransızca
Suğra Daha, pek, en küçük. Arapça
Sühandan Söz sahibi, güzel söz söyleyen. Farsça
Suhansera Ahenkli söz söyleyen. Farsça
Suhara Davet ve şölen demektir. Aynı zamanda kuranda da geçmektedir. Türkçe
Süheyla Yumuşak, iyi huylu kadın. Arapça
Sukeyna Hz. Hüseyinin kızının adı. Anlamı konusunda bize yardımcı olabilirsiniz. Arapça
Sukeyne Sessiz, sakin, ağırbaşlı. Hz. Hüseyin’ in Kızı Arapça
Şükriye İyilik bilme, minnettarlıkla ilgili, iyilik bilen. Arapça
Şükufe Çiçek. Süslemede çiçek motiflerine dayanan bir tarz. Farsça
Sulbiye (bkz. Sulbi). Arapça
Şule Alev, ateş alevi Türkçe
Suleha Salih, iyi, yarar, selahiyet, günah işlemeyen. Arapça
Sulhiye (bkz. Sulhi). Arapça
Sultan Padişah, hükümdar. Arapça
Sülünay Ay gibi güzel, uzun boylu, endamlı. Türkçe
Sülünbike Sülün gibi boylu endamlı kadın. Türkçe
Sülvane (bkz. Sülvan). Arapça
Sümbül l. Zambakgillerden, salkım çiçekli, keskin kokulu, soğanlı otsu bitki. 2. Güzellerin Farsça
Sümbülveş Sümbüle benzeyen, sümbül gibi güzel. Farsça
Sümeyra Sümeyre Meyve çağlası, kıvrılmış yaprak. Arapça
Sümeyre 1. Meyve çağlası. 2. Kıvrılmış yaprak. Arapça
Sümeyye İslam'ın ilk şehidi. Ammar b. Yasir'in annesi ve ilk müslüman olan hanım sahabelerden Arapça
Sümret (bkz. Sümre). Arapça
Suna Erkek ördek. Görünüşündeki zerafet sebebiyle bayan ismi olarak kullanılmıştır. Türkçe
Sunar Saygılı bir biçimde verir, takdim eder. Türkçe
Sunaz Su ve Naz kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. Su kadar saf ve nazlı anla Türkçe
Sündüs Eskiden altın veya gümüş tellerle nakışlı olarak dokunan bir çeşit ipekli kumaş. Kur' Arapça
Sure Kur’an ’ın yüz on dört bölümünden her biri. Arapça
Suri Surete ait, görünüşe ait ve müteallik. Hakiki, ciddi ve samimi olmayan. Zâhir Osmanlıca
Süsen Çiçekleri iri, güzel görünüşlü ve kokulu bir süs bitkisi. Zambak. Türkçe
Süveyda 1. Kalbin ortasında var kabul edilen siyah nokta. 2. Tohumun ortasında bulunan taneci Arapça
Suzan Yakan, yakıcı. Yanan, yanıcı. Farsça
Suzidil 1. Türk musikisinin şed makamlarınd

ETİKETLER : ,

DİĞER Bebek İsimleri (Kız-Erkek) HABERLERİ
Bebek İsimleri (Kız-Erkek) HABERLERİNİN ALT KATEGORİLERİ
 
Tek Tıkla Tüm Ulusan Gazete Manşetleri
 
Rémi GAILLARD’ın Abs
Rémi GAILLARD’ın Abs
Rémi GAILLARD’ın Abs
Rémi GAILLARD’ın Abs
Rémi GAILLARD’ın Abs
Rémi GAILLARD’ın Abs
Rémi GAILLARD’ın Abs
Rémi GAILLARD’ın Abs
Rémi GAILLARD’ın Abs
Rémi GAILLARD’ın Abs
Başbakan Erdoğan'ın
CANLI-Beyaz Show Bu
VİDEO-Kanal D Yalan
Kayseri Pınarbaşı İl
PKK Kamerasından Hat
Kayseri'de Emniyet M
Show TV Ali Kırca Si
Star Tv 1Erkek 1 Ka
[ Tümünü Göster ]
 
 
28 Şubat Soruşturmasında Reha Muhtar a Neden Bağırıyordun Diye Sorulmalı mı ?
EVET
HAYIR
GEREKSİZ BİR ANKET

Diger Anketler İçin Tıklayın...
 
Acil Satılık Uygun Fiyata Denize Sıfır Y
Reklam Ver
İl İl Namaz Vakti , Namaz Vakitleri , Ra
Xsorgula.Com Online Sorgulama Sitesi İle
Gazete Manşetleri - Günlük Gazete Manşet
Üniversite Web Adresleri
Medya Yayın Linkleri - Gazete Linkleri -
TV İzle - Radyo Dinle
Belgeseller İzle
Yabancı Müzik Dinle
Sesli Şiir Dinle
T.S.M Dinle
Türkü Dinle
İlahi Dinle
Ezgi Dinle

Şehirlerde Arama 
Sehir Seçin  Sehir Seçin  Adana  Afyonkarahisar  Aksaray  Ankara  Antalya  Aydin  Balikesir  Bolu  Bursa  Çanakkale  Çorum  Denizli  Diyarbakir  Edirne  Elazig  Erzurum  Eskisehir  Gaziantep  Hatay  Istanbul  Izmir  Kahramanmaras  Kayseri  Kocaeli  Konya  Kütahya  Malatya  Manisa  Mersin  Mugla  Nevsehir  Osmaniye  Sakarya  Samsun  Sivas  Tekirdag  Trabzon  Usak  Zonguldak
Buraya Reklam
Web Stats
Sitemizde Yayınlanan haber, Yazı, Video, Makale ve Dökümanları Sitemiz Paylaşım Amaçlı Sunar Ve Hiçbir Sorumluluk Kabul Etmez.
Buraya Reklam
 
kıvanç tatlıtuğ rekalm filmi video, in Konuğu Halkla İlişkiler Duayeni Betül Mardin Ayşe Arman, Erhan Güleryüz, El Yazısı Filmi İzle, aydan enerji üretmek, Fizik 2011 Ağustos Dönemi İlk Atama Taban Puanı, nun Bu Günkü Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grup Konuşması Full Tekrar İZLE-VİDEO 13 Mart 2012, Büyükçekmece Atatürk Anadolu Lisesi İSTANBUL , İhsangazi Kaymakamlığına Kim Atandı, Mümtazer Türköne (Evet), 14 yaşında ölen Ayşe, arsenal bu gün oynanan maç, ın savunması tamamlandı. Yıldırım, 2halukipek02.02.1963avukat fotoğrafı, Osmancık Aile Hekimliği Sorgulama, TV8 Okan Bayülgen Muhabbet Kralı Konu Atanamayan Öğretmenler Full Tekrar İzle-VİDEO 20-21 Ekim 2011, Eyüp Cumhuriyet Savcısı 27852 Ali İhsan DEMİREL, 06 Ayaş ANKARA Referandum Seçim Sonucu , siirt, Mezitli ili ilçesi 12 haziran 2011 seçim sonucu, 40 yıllık Hüsnü Mübarek rejiminin sona erdiği Mısır, Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Sigorta Acenteleri Mesleki Sorumluluk Sigortası Klozu, Inter Milan 0-3 Bologna youtube videosu, mhp ekim oy oranı, Erdek Anadolu Lisesi, son valencia barcelona maçının golleri, ın İçme ilçesinde saat 10.34, ORDU ili millet vekili aday adaylığı tanıtımı, 2010 SBS 2. Tercih Tarihleri Ne Zaman Yapılacak, Yeter Ünsal,